James Dashner
umurunda değildi. Fakat banyodan çıkan kişi Teresa değildi. Thomas
aniden durdu, az kalsın düşecekti.
Banyodan bir erkek çıkmıştı.
Üzerinde, bir önceki gece onlara verilen kıyafetlerin aynısı vardı;
gömlek ve yumuşak kumaştan açık mavi pijama altı. Esmerdi ve koyu
renk saçları oldukça kısa kesilmişti. Gözlerindeki masum şaşkınlık
olmasa Thomas onu konuşturmak için yakasından yakalayıp sarsardı.
“Kimsin sen?” diye sordu, sesinin sert çıkmasına aldınş etmeden.
“Kim miyim?” diye karşılık verdi çocuk alay eder gibi bir ifadeyle.
“Asıl sen kimsin?”
Newt ayağa kalkıp yeni çocuğun yanma gitti. “Dalga geçme. Sa
yıca senden fazlayız. Bize kim olduğunu söyle.”
Çocuk, ona karşı koyar gibi kollarım önünde birleştirdi. “Pekâlâ.
Adım Aris. Başka ne bilmek istiyorsunuz?”
Thomas çocuğu yumruklamak istedi. Teresa kayıpken o geçmiş,
karşısında kibirli bir ifadeyle konuşuyordu. “Buraya nasıl geldin?
Dün gece burada uyuyan kız nerede?”
“Kız mı? Hangi kız? Dün gece beni buraya getirdiklerinden beri
burada sadece ben vanm.”
Thomas ortak salona açılan kapıyı işaret etti. “Kapıdaki tabelada
buranın onun odası olduğu yazıyor. Teresa... Agnes. Aris değü.”
Aris, Thomas’ın ses tonundan şaka yapmadığını fark etti. Onu
sakinleştirmek ister gibi elini kaldırdı. “Bak dostum, neden bahsettiğini
bilmiyorum. Beni dün gece buraya getirdiler ve o yatakta uyudum,”
çarşafi kırışmış ve battaniyeleri dağılmış yatağı gösterdi “ve yakla
şık beş dakika önce uyanıp tuvalete gittim. Teresa Agnes ismini hiç
duymadım. Üzgünüm.”
Thomas’ın sifon sesini duyunca hissettiği o rahatlama geçmişti.
Ne sorması gerektiğini bilemeyerek Newt’le bakıştılar.
27