Test Drive | Page 24

rına kadar siyahtı, kabarık uçları ise parlak turuncu. Kuafö- Sosyal bilgiler öğretmenim Bay Boyun’du; konferans sa- rünü mü kızdırmıştı yoksa kral kelebeğine mi dönüşüyordu lonunda oturmam için bana kükreyen adam. Beni çok iyi anlamamıştım. Ona Saç Kadın demeye karar verdim. hatırlıyordu. “Gözüm üzerinde! Ön sıraya geç!” Yüzümüze bakmadığı için Saç Kadın’ın yoklama alması Ben de seni tekrar gördüğüme sevindim. Bu adamda kesin yirmi dakika sürdü. Kafasını masasına eğmiş, yüzünü saç- travma sonrası stres bozukluğu vardı. Vietnam, Irak ya da larının arkasına saklamıştı. Dersin geri kalanı boyunca da televizyondaki o savaşlardan birine gitmiş olmalıydı. tahtaya yazı yazıp bayrağa bakarak, okumamız gereken kitaplardan bahsetti. Ders için tutacağımız anı defterlerimize her gün bir şeyler yazmamızı istedi ama okumayacağına dair söz verdi. Ben de onun ne kadar tuhaf olduğunu İLGİ ODAĞI yazdım. Sosyal bilgilerden sonra koridordaki dolabımı buldum. Ki- Sosyal bilgiler dersinde de anı defteri tutuyorduk. Okul, dersin bitiminde öğle yemeğine giden öğrencilere katıldım lidi biraz takılıyordu ama açabildim. Sonra da dördüncü defterler için iyi bir fiyat almıştı herhalde. Dokuz yıldır dokuzuncu defa Amerikan Tarihi dersi alıyorduk. Harita okuma becerileri tekrarı, bir hafta Amerikan yerlileri, Kolomb Günü’nde Kristof Kolomb, Şükran Günü’ne yaklaşınca da Pilgrimler*. Her yıl, günümüze gelene kadar bütün konuları işleyeceğimizi söylüyorlardı ama hep Sanayi Devrimi’nde kalıyorduk. Yedinci sınıfta Birinci Dünya Savaşı’na kadar gelmiştik. Bütün dünyanın katıldığı bir savaşın yaşandığını kim tahmin edebilirdi ki? Sosyal bilgiler öğretmenlerinin programa uymaları için daha fazla bayram ve özel gün gerekiyordu. * Plymouth Kolonisi’nin (aynı zamanda New England bölgesinin) ilk yerleşimcileri için kullanılan bir tabirdir. 22 ve koridorun sonundaki kafeteryaya sürüklendim. Lisenin ilk gününde evden yemek getirmemem gerektiğini biliyordum. Okulda ka bul edilen yemek modasının ne olacağını önceden bilmek mümkün değildi. Kese kâğıtları basit bir banliyö simgesi mi olacaktı, yoksa hayati bir inek aparatı mı? Yalıtımlı yemek poşetleri dünyamızı kurtarmanın havalı bir yolu muydu, yoksa her şeye karışan bir annemiz olduğunun göstergesi mi? Tek çözüm kafeteryadan yemek almaktı. Hem bu sayede, arkadaş canlısı bir yüz ya da gizli bir köşe bulmak için kafeteryaya göz gezdirecek vakit bulmuş olurdum. 23