Test Drive | Página 5

Adamın “İyi mi...” demesine kalmadan, Selma “Gelme lütfen!” dedi bembeyaz bir suratla. Hemen ardından yeni bir bulantı dalgasıyla bir kez daha eğildi klozete. Selim genç kadının gelme demesine aldırmadan yanına gidip yüzüne dökülen saçlarını topladı. Genç kadın bir parça rahatlayıp doğrulana kadar sabırla bekledi yanı başında. Selma nihayet yüzünü gömdüğü yerden kaldırınca endişeyle kaşları çatıldı Selim’in. “Yüzün bembeyaz olmuş,” derken sesine dolan kaygıya mani olamamıştı adam. Selma yüzünü yıkarken Selim hâlâ endişeyle ona bakıyordu. Adamın bakışlarındaki ilgi ve merakı fark eden Selma “Midemi bozdum sanırım,” dedi. Sesinin yalan söylediğini ele vermemesini ummaktan başka bir şey yapamıyordu. Salona geçip koltuğa tekrar yerleştiklerinde Selma mümkün olduğunca burnundan nefes almamaya ve bulantısını bastırmaya çalıştı; yine de iki kere daha apar topar banyoya koşmasını engelleyemedi. Banyodan son dönüşünde Selim hastaneye gitmeyi önerince panikle reddetti. Nihayet Selim pizzayı bitirip kutusunu mutfağa bıraktığında Selma derin bir nefes aldı. Filmi izlemeye başladıklarında Selim kolunu omzuna atıp, genç kadının başını kendi omzuna yasladı. Ekranda oynayan filmi ne kadar merak ediyor olursa olsun bir türlü odaklanamadı Selma. Aklı kırmızı alarm vermiş içinde bulunduğu durumdan nasıl çıkacağını düşünüyordu. Selim ise Selma’nın bir şeyler gizlediğinden adı gibi emindi. Birden bire ortaya çıkan mide bulantılarını tek bir nedene bağlamasına rağmen aklının daha temkinli olan tarafı kendi kendine gelin güvey olmamasını söylüyordu. Yine de aklına düşenlerin ihtimali bile adamın içinde binlerce kuşun kanat çırpmasına, yüreğinin saf bir sevinçle dolmasına yetiyordu. Aklına üşüşen şüphelerden Selma’nın sesiyle sıyrıldı genç adam. Bir an kulakları duyduklarını idrak etmeyi reddetse de hemen ardından beyni kelimeleri özümsemişti. “Ayrılmak istiyorum,” demişti Selma. Selim hiçbir tepki vermeden filmi izliyormuş gibi yapmaya devam etti. Oysa baktığını görecek durumda değildi. Adamın tepkisizliğini fark edince, cesaret edip başını kaldırdı ve adama baktı Selma. Selim’in sessizliği daha çok korkmasına neden oluyordu; ama ok yaydan fırlamıştı bir kere ve geri adım atmaya niyeti yoktu. İçinde bulunduğu durumdan kurtulmanın başka bir yolunu bulamamıştı. Yüzünü tamamen adama çevirip doğruldu genç kadın. Korkusunu ve üzüntüsünü maskeleyen bir sesle yeniden konuştu: “Selim ayrılmak istiyorum dedim duydun mu?” Selim başını çevirip genç kadına baktığında, Selma hayretle kalakaldı bir an. Adamın öfke göreceğinden emin olduğu bakışları, adını koyamadığı bir duyguyla parlamıştı. Aynı anda hem rahatladığını hissetti