Test Drive | Page 274

“Çok geçmeden herkesin tek tek öldüğünü fark ettim. Ailemin tehlikede olduğunu biliyordum. Hedef olduğum sürece onlar da güvende olmayacaklardı. Ben de bir gün taksiye atlayıp kaçtım. O yangın olmasa şimdi Spokane’de olurdum.” “Sen hayatta kalmayı başardın” dedi Cookie. “Şimdi senin güvenliğini sağlamalıyız.” Evet, ben neler olup bittiğini çözerken. Işıklar titreyerek söndü ve üzerimize tekinsiz bir sessizlik çöktü. Herkesi susturdum, sonra çömelip ofis kapısından dışarı baktım. Koridorun ilerisindeki acil durum ışığının altında muhtemelen Hulk’a ait olan iriyarı bir bedenin yere serilmiş olduğunu gördüm. Olanlara inanamayarak, “Kahretsin” dedim. “Bizi takip mi ettiler?” Kıçımda kimin olduğuna daha çok dikkat et meliydim. Durum gülünçleşiyordu. “Kim?” diye soran Miminin tiz fısıltısı koridora ulaştı. Cookie parmağını dudaklarına götürerek onu susturdu. Ben Mimi’nin elini tuttum, Cookie de kadının diğer elini tut tu ve üçümüz ofisten aceleyle çıkarken gördüğüm ark a çıkışa seğirttik. Kutular ile valizlerin arasından elimizden geldiğince sessizce geçtik ve sonunda arka kapıya vardık. Çatıyı döven yağmur neyse ki bizi bir nebze gizleyecekti. Kapıda bir acil durum kilidi vardı, ama alarmı çalıştıracaktı, bu yüzden ka pıdan geçmekte duraksadım. Ama bir alarm tam da ihtiyacımız olan şey olabilirdi. Herkesi kapının yakınındaki karanlık bir köşeye götürdüm ve bu şekilde dikkat çekmek isteyip istemediğime karar vermeye çalışırken birbirimize sokulup orada bekledik. Angel yanımda belirerek, “Hey, patron” dedi. Yerimden sıçrayıp Cookie ile Mimi’yi ürküttüm, sonra Angel’a kaşlarımı çattım. “Angel? Cidden mi?” diye fısıldadım. “Ne yapıyorsun?” “Kötü adamlardan kaçıyorum? Düzenli yaptığım başka ne var ki?”