olurdum. Gerçi henüz hiçbiriyle tanıştırılmak nasip olmadı ya, neyse…” dedim en
iğneleyici ses tonumla.
Toprak kaşlarını çatıp, bana yine o garip ifadeyle baktı. Sonra da Ertuğrul Bey ile
el sıkışıp, karşımdaki koltuğa oturdu. Surat asarak! Ne demiştim ki ben şimdi?
“Sana göre bir iş çıktı, Toprak. Yarın bu adrese git ve şartlar konusunda bizzat
kâğıtta belirttiğim kişiyle görüş,” diyerek elindeki not kâğıdını ona uzattı Ertuğrul Bey.
Toprak kâğıtta yazan isme baktıktan sonra, uzun bir ıslık çaldı ve tek kaşını
kaldırarak “Bu o mu?” diye sordu meraklı bir ifadeyle.
Ertuğrul Bey de kocaman bir gülümsemeyle, “Evet,” diyerek onayladı. Şimdi surat
asma sırası bendeydi. Bu Can Taker’ı benim dışımda tanımayan birçok kişi olduğuna
emindim gerçi ama Toprak’ın t