Test Drive | Page 456

Kızağın rayları Terör ve Erebus gemilerinin kendi kızaklarından çok daha sessizce, cam gibi kayıyordu. Crozier hâlâ üĢümediğine çok ĢaĢırmıĢtı; çünkü iki saat ya da daha uzun bir süre boyunca buz tabakalarının üzerinde oturduğu halde burnunun ucu dıĢında hiçbir yeri üĢümemiĢti. Gökyüzünde yoğun bulutlar vardı. Ufukta gün doğuĢuna dair hiçbir iz yoktu. Francis Crozier, kadının kendisini nerede bulduğunu bilmiyordu. Kral William Adası'nda mı? Adelaide Yarımadası'nın güneyinde mi? Back Nehri karĢısında mı? Buzun üstünde uzak bir yerde mi? Kıza, "Adamlarım," diye yineledi. Rüzgârın uğultusu, karın ve altlarındaki kalın buzun iniltisi arasında duyulmak için sesini yükseltmeye çalıĢtı. "Adamlarımın yanına gitmek zorundayım. Beni arıyorlardır. Bayan... Bayan... Bayan Sessizlik, lütfen. Tanrı aĢkına, lütfen beni Kurtarma Kampı'na geri götürün." Sessizlik dönüp bakmadı bile. Arkasından sadece baĢlığını ve sönük yıldız ıĢığında parlayan kutup ayısı atkısını görebiliyordu. YüzbaĢı, kızın bu karanlıkta nasıl önünü görüp de yoluna devam ettiğine ve kızakla birlikte Crozier'ın yükünü rahatça taĢıyabildiğine ĢaĢıyordu. Karanlıkta, buz yığınlarının içine doğru sessizce kaydılar.