Bu kötü yanın içinde iyi olan bir Ģey de, düĢlerin kimseye ait olmamasıydı.
Crozier, hiç kimse olmanın kaygısız denizinde yüzüyor ve ona ait olmayan hayalleri
dinliyordu.
Eğer hayattayken sahip olduğu analitik güçler ölümden sonraki bu memnun akıĢta
da devam ediyorsa, bunun sebebi yaĢlı Francis Crozier'ın rüyaları 'dinlemeyi' sevmesiydi.
Rüyalar, baĢka insanların Ģarkılarını dinlemek gibiydi. Dinlediği rüyalarda çok belirgin
Ģekiller olsa da, bu Ģekil ve renklerin Crozier'ın ölüm perdesinin diğer tarafında
karĢılaĢtıklarıyla hiçbir ilgisi yoktu.
Sedna adında güzel bir Eskimo kızı vardı. Kuzeyde, sıradan bir Eskimo köyündeki
buzdan evlerinde babasıyla beraber yaĢıyordu. Kızın dillere destan güzelliğinin Ģanı
yayılmıĢtı ve pek çok genç adam, Sedna'yı gri saçlı babasından istemek için geniĢ buz
kütlelerini ve uçsuz bucaksız arazileri geçerek uzun yollar katedi-yordu.
Ancak âĢıklarının sözleri, yüzleri ya da görünüĢleri onun kalbinde bir karĢılık
bulamıyordu ve bahar sonlarında buzlar kırılmaya baĢlayınca, ĢiĢko suratlı âĢıklarından
uzak durmak için yüzen buzların arasından giderdi.
Ġnsanların, hayvanların seslerini anlayabildiği zamanlarda oluyordu tüm bunlar, bir
kuĢ açık buzların arasından uçuyor ve Ģarkısıyla Sedna'ya evlenme teklifinde bulunuyordu.
"Benimle kuĢların diyarına gel, orada her Ģey benim Ģarkım kadar güzeldir," diye ötmüĢtü
kuĢ. "Benimle açlığın olmadığı, en güzel geyik derile-riyle yapılmıĢ olan çadırların,
uzanmak için en iyi ve en yumuĢak ayı ve geyik derilerinin bulunduğu, fenerinin ise her
zaman yağla dolu olacağı yere gel. Ben ve arkadaĢlarım sana istediğin her Ģeyi getiririz ve
sen de o günden sonra en iyi ve en parlak derili kıyafetler giyersin. "
Sedna âĢık kuĢa inandı ve onunla gerçek insanların evlendiği gibi evlendi. Onunla
denizin ve buzun bir fersah kadar üstünde kuĢ insanların olduğu yere doğru gitti.
Ama kuĢ ona yalan söylemiĢti.
Evleri en iyi geyik derilerinden yapılmamıĢ; bozuk balık derileri birbirine yamanmıĢtı.
Soğuk rüzgâr kızın masum ve saf haline güldü.
En iyi ayı postları yerine denizaygırı postlarında uyuyordu. Fener için yağ da yoktu.
Diğer kuĢ insanlar onu görmezden geldiler. Hâlâ evlendiği zaman giydiği kıyafetleri
giyiyordu. Yeni kocası ona yemesi için sadece soğuk balık getiriyordu.
Sedna her defasında ısrarla kuĢ-kocasına babasını özlediğini söylüyordu, en
sonunda kuĢ, babasının onu ziyarete gelmesine izin verdi. YaĢlı adam dayanıksız
teknesiyle haftalar boyunca yol almak zorunda kaldı.
Babası oraya vardığı zaman Sedna, akĢam onunla yalnız kalıncaya dek yapmacık
bir mutlulukla hareket etti. Sonra balık kokan çadırında babasına ağlamaya baĢladı; eĢinin
onu aĢağıladığını ve gerçek insan olan genç bir adamla evlenmeyerek her Ģeyini
-gençliğini, güzelliğini, mutluluğunu- bir kuĢla evlenip kaybettiğini anlattı.