Crozier, kadının beyaz göğüslerinin ortasındaki karanlık halkaları suyun üstünden
görebiliyordu. "Gerçekten mi?" dedi.
"Kendisi de doğayı inceleyen bir bilim insanı sayılabilecek olan Jane Halam erkek
ornitoriklerin arka bacaklarındaki zehirli mahmuzların varlık nedeninin sadece diğer
erkeklere ve davetsiz misafirlere karĢı savaĢmaya yaramadığını, hem yüzerken hem de
çiftleĢirken diĢiye tutunmasına da yaradığını söylüyor. AnlaĢılan cinsel iliĢki sırasında
erkek bu zehri salgılamıyor."
"Öyle mi?" dedi Crozier. Acaba baĢka bir Ģey mi söylemeliydim diye düĢündü.
Neden bahsettiklerini hiç anlamıyordu.
Sophia, ağaç köklerini kullanarak Crozier'a biraz daha yaklaĢtı. Serin -ve ĢaĢırtıcı
derecede büyük elini- Crozier'ın düz göğsüne dayadı.
"Bayan Cracroft..." diyecek oldu Crozier. "ġĢĢĢttt..." dedi Sophia. "Sus."
Sol elini ağaç kökünden Crozier'ın omzuna götürdü; tıpkı ağacın köküne tutunur gibi
Crozier'a tutunuyordu. Sağ eli daha aĢağıya kaydı, Crozier'ın göbeğini okĢadı, sağ
kalçasına dokundu, sonra tekrar ön tarafa gelerek penise değdi.
"Aman Tanrım," diye fısıldadı Sophia Crozier'ın kulağına. Yanakları birbirine
değiyordu; Sophia'n