Bir an on altın kazandığını sanan tayfalar neĢeyle bağırdılar. Ama geminin bir buçuk
kilometre kuzeyinde bu avı gerçekleĢtiren adamların kendileri bile -bu hayvanı öldürmek
için her iki saçma silahından toplam on iki kurĢun ve tüfekten de üç kurĢun harcamıĢtı- bu
hayvanın kanlı buza boylu boyunca yatırılınca çok küçük, üç metreden daha küçük, çok
zayıf ve diĢi olduğunu anlamıĢlardı. Anne ayıyı öldürmüĢler ama yavrusunu hayatta bırakıp, kızağın arkasına bağlayıp yanlarında getirmiĢlerdi.
Sör John, öldürülen hayvana bakmak için aĢağı indi. Adamları taze et buldukları için
övdü -gerçi tayfalar piĢmiĢ ayı etinden nefret ediyorlardı ve bu zayıf hayvanın çok da eti
yoktu- ama bunun Teğmen Gore'u öldüren Leviathan olmadığını söyledi. Sör
"Tuzak mı?"
"Tıpkı ördek vurur gibi Sör John," dedi ÇavuĢ Tozer. Solgun yüzünde mor bir
doğum izi bulunan bir denizciydi. "Bay Murray'in bunun nasıl hazırlanacağına dair bir fikri
var."
Sör John Erebus'un yaĢlı yelkencisine döndü.
"ġaftı değiĢtirmek için kullandığımız demir çubukları kullanacağız Sör John. Bunları
büküp istediğimiz Ģekli vereceğiz. Böylece, bir çadıra benzeyen tuzağımız için hazır bir
çerçevemiz olacak."
"Çadırlarımız için bir piramit diyelim," diye devam etti John Murray. "GeniĢ ve alçak,
tenteli bir çadır olacak. Tıpkı kırlarda kamp yapmaya gidenlerinki gibi."
Sör John gülümsedi. "Sizce bu ayı buzun ortasına kurulmuĢ bir çadırı fark
etmeyecek mi, baylar?"
"Hayır, komutanım," dedi yelkenci. "Gece yarısı olmadan, ya da gece yarısı
dediğimiz bu kasvetli aydınlık olmadan önce yelken bezlerini keseceğim, dikeceğim ve
beyaza boyayacağım. Çadırımızı alçak bir basınç sırtının altına yapacağız. Çadırda
sadece çok küçük yarıklar görünecek. Bay Weeke cenazede kullandığımız iskeleyi çadırın
içine yerleĢtirecek. Böylece içeride bekleyenler buza temas etmeden sıcak kalabilecekler."
"Çadırın içinde kaç tane silahlı adam olması gerektiğini düĢünüyorsunuz?" diye
sordu Sör John.
"Altı, komutanım," diye yanıt verdi ÇavuĢ Bryant. "Bu kadar silahtan çıkan yaylım
ateĢi canavarı öldürecektir. Tıpkı Waterloo'da Napolyon'un askerlerini öldürdüğümüz gibi."
"Peki ya bu ayının Napolyon'dan daha iyi koku alma yeteneği varsa?" diye sordu
Sör John.
Adamlar güldüler. "Bunu da düĢündük, Sör John," dedi ÇavuĢ Tozer. "Bugünlerde
rüzgâr kuzey-kuzeybatıdan esiyor. Eğer çadırı Teğmen Gore'u gömdüğümüz yere, alçak
basınç sırtının karĢısına yaparsak, kurduğumuz tuzağın önünde, kuzeybatı tarafında, iyi bir
açıklık olur. Hayvan büyük ihtimalle rüzgâra karĢı, yüksek basınç sırtlarından gelecektir,
Sör John. Ġstediğimiz yere gelince de hayvanın kalbini ve ciğerlerini kurĢunla doldururuz."
Sör John bunu düĢ