Bekledim. Bekledim.
O da bekledi ama yine de neyi beklediğini bilmiyordum. El uzatan tek
kişi benmişim gibi hissediyordum.
Ama hep oradaydı. Onu izleyişimi izliyordu. Bana hiç yaklaşmadı
ama asla uzaklaşmadı da.
Altı yıl boyunca bu hep böyle sürüp gitti: kurtların kışın akıldan
çıkmayan varlığı ve yazın daha da akıldan çıkmaz olan yoklukları. Geçen
zamanı gerçekten düşünmüyordum. Düşündüğüm şey onların kurt
olduğuydu. Sadece kurt.