Başımı gökyüzüne kaldırdım, hava kapalıydı,
bulutların arasından birkaç yıldız kendini zorlukla
göstermeye çalışıyordu. Sonbaharın bu kasvetli ve
melankolik havasını seviyordum. On yedi ekim, bir yıl
daha büyüdüğümü ilan etmişti bana. Her biten yazın
ardından ben bir kez daha büyüyecek kendimi bir
öncekinden daha iyi hissedecektim. Etrafı uzun bir süre
taradım, her yer sessiz ve ıssızdı. Şehrin bu tarafı zaten
hep sessiz olmuştu. Bu cadde hep huzurluydu benim
için, ta ki o gelene kadar.
Çocukluğum kıskanç ablalarımın gölgesinde
geçmesine rağmen kendimi çoğu insandan şanslı
görüyordum. Annem de babam da beni gerçekten
seviyor, üzerime titriyorlardı. Onlar da ablalarım gibi
davranıp göstermelik bir sevgi ve ilgi sergileselerdi
eminim hayat çekilmez olurdu, ama neyse ki öyle
değildi.
Derin bir nefes alıp yatağıma geri döndüm.
Gözlerimi sıkıca kapatıp bir kez daha dua ettim. Gölge
artık benden gitmeliydi.
16