TED Meşale Dergisi Haziran 2011 12. Sayı | Page 46

öğretmelerin bağırmasına gerek kalmamalı. İlgi çekici bir başka fikrin sahibi ise Yenimahalle Gazi Anadolu Lisesi öğrencisi Sena Deniz. Deniz’in hayalini kurduğu şey tasarım sınıfları. Tasarım sınıfları, her öğrenciye kendi köşesini, bölümünü dizayn etme olanağı verecek. Bu şekilde öğrenciler kendini daha rahat hissederek derse daha iyi motive olacaklar. Daha da önemlisi yaşam tarzlarını, zevklerini ve ilgilerini sınıflara yansıtabilecekler. Gelecek planlanırken engellilere gereken özenin gösterilmesi gerektiğini elbette unutmamak gerek. Bu konuda Altındağ Doğan Çağlar Özel Eğitim Meslek Lisesi öğrencisi Muhammet Yeğen’in fikirleri de engelli öğrencilerin okullarda yaşamını kolaylaştıracak nitelikte. Yeğen, engelli öğrencilerin zorluklarını ortadan kaldırmak için otomatik sınıf kapıları, ellerini fazla kullanamayanlar için LCD ekran ve klavye yerleştirilmiş sıralar, konuşulanları yazıya dönüştüren sese duyarlı bilgisayarlar hayal ediyor. Öğrenciyi Merkez Alan Programlar Hayal Ediliyor Forumda, hayal ettikleri eğitim programlarını anlatan öğrenciler de oldukça dikkat çekici fikirler sundu. Yenimahalle Gazi Anadolu Lisesi öğrencisi İrem Işık, sınav için değil, hayat için öğrenmenin gerçekleştiği bir eğitim istediğini anlatırken, teknolojinin hayatın süzgeçlerinden geçmesi gerektiğine değindi. Çubuk Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencisi Serdar Soyer de, teknolojinin öğrenciyi merkez almayan bir eğitim sistemi içinde, ilerlemeyi sağlamayacağını ifade etti. Öğrenciyi kalıplara sokmak yerine gidebileceği yolları gösteren, yalnız mühendis, doktor değil sanatçı da yetiştirmeyi destekleyen bir program istediğini söyledi. Ankara Atatürk Anadolu Lisesi öğrencisi Ali Alp Üstün’ün hayallerindeki program ise öğrenmenin sınırlarını genişleten, dünyanın önemli kurumları ile okullar arasında interaktif konferanslara ve öğrencilerinin ilgi alanlarına yönelik bilgileri birinci ağızlardan alabilmesine imkan tanıyan bir sistem. “Piramit Eğitim Sistemi” ise Çubuk Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencisi Hasan Şerif Baltacı’nın önerisi. Bu sistemde ilköğretimden liseye geçiş sürecinde ders saat sayısı azaltılacak ve branşlaşma artacak. Bireye öncelikle alan bilgisi ve bunun yanında 21. yüzyılda bulunması gereken temel nitelikler kazandırılacak ve kültür birikimi sağlanacak. Uzmanlaşma sayesinde daha yetkin ve etkili personel ve Türkiye’ye yararlı bireyler yetiştirilecek, branşlaşma ile iş gücünün niteliği artacak. Yenimahalle Yasemin Karakaya Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi Arda Efe Okay, öğrencilerin meslek seçiminin sadece bir tercihe bırakılmasının yanlışlığına değindi. Okay, seçmeli ders sayısının arttırılmasını, bu yeni derslerde 44 öğrencilerin sahip olmak istediği mesleğe yakın branş öğretmeni ile birlikte olmasını, bu derslerde öğrencilerin söz konusu mesleğe olan yatkınlıklarının araştırılmasını, mesleğin sahip olduğu koşulların öğrencilere yaşatarak gösterilmesini, bunu sağlamak için öğrencinin söz konusu meslek sahibi bir kişinin yanında zaman geçirmesinin sağlanmasını önerdi. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı öğrencisi Ece Yağmur Soydemir ise, geleceği tahmin edebilmek için bugünü ve geçmişi çok iyi değerlendirmek gerektiğine dikkat çekti ve yalnız mesleğe değil, kendini geliştirmeye, farklı kültürleri tanımaya izin veren bir programla başarı sağlanacağını söyledi. Tek Ölçütün Sınav Olmadığı Bir Sistem Forumda öğrenciler ölçümlemeye ilişkin yenilikçi fikirlerini de dinleyicilerle paylaştı. Bu bölümle ilgili söz