TED Meşale Dergisi Haziran 2011 12. Sayı | Page 14

Can ÖMÜR: ama her dönem takdir veya teşekkür alırdım. Haftada 3 gün voleybol antrenmanlarına gidiyordum. Bunun yanında küçük yaştan beri satranç oynarım. Çok farklı hobilerim oldu. Ne kadar boş zamanınız varsa o zamanı o kadar heba ediyorsunuz. Zamanınız ne kadar azsa o zamanı o kadar iyi kullanıyorsunuz. Akademik olarak iyi olmanız önemli, ama dersleri 100 üzerinden 100 olup renksiz bir kişilik olmaktansa, 85 olup farklı hobileri, ilgi alanları olan bir insan olmak daha iyidir. Ben üniversitede de böyleydim. Harvard Business School’da okurken 800 aktif üyesiyle en büyük öğrenci derneği olan Avrupa Öğrenci Derneği’nin ve Liderlik ve Etik Forumu’nun seçilmiş Başkanı; Harvard Business School Satranç Kulübü’nün Kurucu Başkanı olarak ders dışında cok aktif bir hayatım oldu. Hayat hep bir denge: Sosyal aktivitelerle ders dışı faaliyetler arasında bir denge; iş yaşamına Yunus Emre SARCAN: İstanbul Küçükçekmece’de doğdum ve ilkokula Yeşilyuva İlkokulu’nda başladım. Daha sonra ortaokula Gaziantep’te Hasan Katıkçı İlköğretim Okulu’nda devam ettim. Ortaokuldan mezun olduktan sonra okul müdürümün de tavsiyesiyle Türk Eğitim Derneği Tam Eğitim Bursu Sınavı’na girdim ve sınav neticesinde TED Polatlı Koleji’nde liseyi TED Tam Eğitim Burslu öğrencisi olarak okumaya hak kazandım. Liseyi TED Polatlı Koleji’nde bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım. Şu anda Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1. sınıfa devam ediyorum. 12 4 Temmuz 1991 Tarsus doğumluyum. Ailemin büyük çocuğuyum. Benden bir yaş küçük bir erkek kardeşim var. Dört kişilik, küçük, mutlu, birbirine bağlı bir aileyiz. İlköğretimi Tarsus’un en iyi devlet okullarından birinde okudum. Sekiz yıl sonra ilköğretimi başarıyla bitirmiş, lise eğitimi alma zamanım gelmişti. Girdiğim sınavda puanım yüksek gelince erkek yatılısı olduğunu zannettiğim Adana Anadolu Öğretmen Lisesi’ni yazdım ve kazandım. Kayıt günü erkek yatılısı olmadığını öğrenince büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Yatılısı olmadığına göre her gün Tarsus’tan gidip gelmem gerekecekti ya da özel bir yurtta kalmam gerekirdi; ama ailemin maddi durumu bunlara yetmezdi. Heyecanla gittiğim okulda okuyamayacaktım. İyi bir eğitim, annemin ve babamın hayatta en çok önem verdiği şeylerden biriydi. Bunu bana sağlayamadıkları için gözlerinde oluşan üzüntüyü gördüğüm o an sadece bir şey istedim, ailem için ve kendim için, kazandığım okulda okumak. Tam geri dönmek üzereydik ki Türk Eğitim Derneği’nin Adana’da bir yurdu olduğunu ve maddi durumu yetersiz başarılı öğrencilere burslu kalma imkanı sağladıklarını öğrendik. Başvurdum ve kabul edildim. Hayatıma bir anda TED Meşalesi doğdu ve yavaş yavaş geleceğimi aydınlatmaya başladı. Artık Meşalemle birlikte ben de parlıyordum. Meşalemin beni aydınlattığı gibi ben de başkalarını aydınlatabilecektim. Lise yıllarım boyunca TED ailesiyle birlikte birçok sosyal, kültürel etkinliklere katıldım. Yaşadığım ülkeyi, memleketimi, Türkiye’mi daha yakından tanıma imkanı buldum. Gezdim, gördüm, tekrar tanıdım, tekrar sevdim, çok iyi arkadaşlıklar, dostluklar edindim. Hayatta önemli olan sadece okul sıralarında eğitim görmek ya da sadece sosyal açıdan kendini geliştirmek değildir. Bu iki önemli unsur arasındaki dengeyi kuramadıktan sonra kendinizi tamamlanmış hissedemezsiniz. TED ailesi sayesinde ben kendimi birçok yönden geliştirmeye başladım. Şu anda eğitimime İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde devam ediyorum. Meşalem her geçen gün daha da parlıyor. Gelecek artık benim için karanlık değil. Kendimi de başkalarını da aydınlatabileceğim apaydınlık bir dünya. Kısacası TED ailesi benim ikinci ailem. girdiğinizde, işle sosyal hayat arasında bir denge; evlendiğinizde yine işle eviniz, çocuklar olunca iş, eş, çocuklar arasında denge... Bu denge bozulduğunda hayatınızın ritmi de bozulur. Bir de hayatın ne getireceği belli olmuyor, işler yolunda gitmediğinde de yılmamak gerekiyor. Mutluluk öğrenilebilen bir şey. Hayata karşı iyimser mi kötümser mi olduğunuz önemli. Elinizdekilere bakıp bunlara şükretmek ve nasıl daha iyisini yapabilirim diye çaba göstermek var, bir de elinizde olmayanlar için dövünmek...