Helenistik Dönem ' in en görkemli yerleşim merkezlerinden biri olan antik Pergamon kentinin tarihi MÖ yedinci yüzyıla uzanır. Kale veya müstahkem mevki anlamına gelen“ perg” sözcüğünün Pergamon, bugünkü adıyla Bergama ismini oluşturduğu rivayet edilir. MÖ 283 yılında Philetairos tarafından kurulan krallık yaklaşık 150 yıl hüküm sürer. Şehir en geniş sınırlarına Kral 2. Eumenes döneminde MÖ 197-159 zamanında ulaşır. MÖ 133 yılında Pergamon Roma İmparatorluğu’ nun Asya eyaletinin başkenti olur. Antik kent saray, tapınak, tiyatro gibi yapıların yer aldığı, etrafı kule ve surlarla çevrili korunaklı bir kent olarak varlığını sürdürmüştür.
Günümüzde İzmir’ in Bergama ilçe merkezinde yer alan Pergamon Antik Kenti denizden 30 kilometre içeride Bakırçay Vadisi’ nde konumlanmaktadır. Anıtsal mimarisiyle Helenistik Dönem’ in şehir planlamacılığının en iyi örneğini temsil ettiği düşünülen antik kentte yer alan Athena Tapınağı, Serapion Tapınağı
( Kızıl Avlu), Trajan Tapınağı, Zeus Sunağı, Asklepion, Heroon, Dionysos Tapınağı, agora, su kemerleri, gymnasion ve tiyatro gibi mimari eserler döneminin en seçkin örneklerini oluşturuyor.
Akropol adı verilen kentin yukarı bölümü bir tepenin üzerine inşa edilmiş. Saray ve tapınakların bulunduğu bölgenin ana kapısının alt tarafında dinsel törenlerin yapıldığı Heroon denilen bir alan yer alıyor. Akropol’ ün en önemli yapılarının başında ise akıl ve savaş tanrıçası Athena adına yapılan Athena Tapınağı geliyor. Tiyatro terasının üzerinde yer alan tapınak kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılmasının ardından birçok parçası Berlin’ e götürülerek yeniden oluşturulmuş. Antik kent kalıntılarında ise tapınağın sadece temelleri yer alıyor. Çeşitli kaynaklarda tapınağın kuzey bölümünde dört salonlu 200 bin kitaptan oluşan büyük bir kütüphanenin varlığından söz ediliyor. Helenistik Dönem’ in en büyük kütüphanelerinden biri olan kütüphane o dönemde koyun ve keçi derilerinden
21