Tapu Sicili Uygulamaları (2014) | Seite 864

Muhtelif Konular • Tapu sicillerinin aleniyeti ilkesinin uygulamada kötü niyetli kişilerce istismarına meydan verilmemesini sağlamak üzere, talep sahiplerinin TMK'nın 1020 ve TST'nin 18 . maddeleri gereğince ilgilisi oldukları saptanmalı, talepler başvuruya alınmak ve tescil istem belgesi düzenlenmek suretiyle karşılanmalı, ilgilisi olmayan kişilerce gerek telefon, gerekse sözlü istem yoluyla yapılan bilgi ve belge talepleri karşılanmamalıdır. Aksine davranış ve tutum kamu çalışanlarını, mali ve cezai mesuliyet altına sokacağından, bu hususlara azami derecede dikkat ve hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. (674) V. YENİ VE ESKİ ZAMAN, YÜZ ÖLÇÜMÜ VE UZUNLUK BİRİMLERİ A. Hicri Takvim Ay yılını esas alır. Ayın Dünya çevresindeki yörüngesinde bir dönüşü 29,5 gündür. Bu nedenle hicrî takvimde aylar 29 ilâ 30 gün çekmektedir. Ay’ın Dünya çevresinde on iki dönüşü, bir ay yılı olmaktadır. Bir ay yılı ise 354 gündür. Hicrî yıl, milâdî yıldan 11 gün daha kısadır. Hicrî takvim, Hz. Ömer zamanında düzenlenip kullanılmaya başlanmıştır. Başlangıç olarak Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü (622) kabul edilmiştir. Bu nedenle Miladi Takvim ile Hicri Takvim arasında 622 yıllık bir fark bulunmaktadır. Hz. Ömer zamanında düzenlenerek uygulanmaya konulmuştur. Hicri- Kameri olarak da adlandırılan bu takvim, Türkler ‘in İslamiyet’i benimsemesinden sonra, birçok İslam ülkesinde kullanıldığı gibi Müslüman Türkler tarafında da benimsenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin batılılaşma ve çağdaşlaşma yolunda yaptığı inkılaplar sonucunda 25 Aralık 1925’te yürürlükten (uygulama tarihi:1 Ocak 1926) kaldırılmıştır. Günümüzde sadece dini günlerin, gecelerin ve ayların belirlenmesinde kullanılmaktadır. B. Rumi (Malî) Takvim Güneş yılını esas almıştır. Başlangıç olarak hicri takvimde olduğu gibi Hz. Muhammed ‘in Mekke’den Medine’ye göçü (622) kabul edilmiştir. Hicri- Şemsi olarak da adlandırılan bu takvim Osmanlı Devleti’nin I. Mahmut zamanında batı ile ekonomik ilişkilerini düzenlemeye yönelik olarak (Hicri 1089, miladi 1678 ) kullanılmaya başlanmıştır. Hicri 1255/miladi 1839’da ise bütün resmi ve mali işlemler Rumi takvime bağlanmıştır. 1870 yılına kadar mali tarihin yanına hicri tarih de konmuş ve bu şekilde uygulanmıştır. Ancak hicri takvim ile miladi takvim (674) TKGM, 03.06.1975 tarih ve 1431 sayılı Genelge 819