Tapu Sicili Uygulamaları (2014) | Page 224

Tescilsiz Kazanım Halleri doğru devam eden çocuklar, torunlar, torun çocukları, torun torunlarını ifade eder. Bununla beraber altsoy sıfatıyla mirasçı olmak için bir kimseye doğal ve fiilî bir bağla bağlı olmak yeterli değildir. Altsoyun, kendisine mirasçı olacağı kimseye hukukî sonuçlar doğuracak soybağı ile bağlı olması da gerekir. Esas itibariyle Miras Hukukumuzda altsoyun mirasçılığını soybağı dikkate alınarak, önce anaya daha sonra babaya olan mirasçılık biçiminde ikiye ayır­mak; daha sonra, miras hukukumuzda özellik arz eden babaya düzgün olmayan soybağında altsoyun babasına mirasçılığını da dört ayrı dönem içinde incele­mekte hukuki bir gereklilik bulunmaktadır. Bu son duruma ilişkin dönemler: a) 11.9.1987 tarihli Anayasa Mahkemesi Kararından önceki dönem, b) Anayasa mahkemesi kararından 3678 sayılı Kanunun yürürlüğüne kadar geçen dönem, c) 3678 sayılı Kanunun yürürlük dönemi, d) 4721 sayılı Türk Medeni Kanun dönemidir. Önceki Medenî Kanunumuzun 439 maddesi ile 443. maddesi altsoyun mi­rasçılığını düzenleyen hükümlerdi. 11.09.1987 tarihli Anayasa Mahkemesi Kararından ve 3678 sayılı kanundan önce bu hükümlerde «sahih nesepli füruun mirasçılığı» ile «gayri sahih nesepli füruun mirasçılığı» birbirinden ayırdedilerek farklı bir biçimde düzenlenmişti. Önceki Medenî Kanunda gayri sahih nesepli altsoyun mirasçılığını düzen­leyen 443. madde hükmü iki şekilde değişikliğe uğramıştır. Önce gayri sahih nesepli füruun mirasçılığını düzenleyen EMK. 443.maddesi hükümleri, anaya mirasçılığı düzenleyen birinci cümle dışında, babaya mirasçı­lığı düzenleyen hükümleri Anayasanın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykı­rı görülerek Anayasa Mahkemesinin 11.9.1987 tarih ve 1/18 sayılı kararı ile iptal edilmiş (RG 29.3.1988) ve daha sonra da 3678 sayılı Kanunla (RG.23.11.1990) TMK md. 443: ”Nesebi sahih olmayan hısımlar, nesebi sahih hısımlar gibi mirasçılık hak­kını haizdir” şeklinde yeniden düzenlenerek, mirasçılık yönünden sahih nesepli füruular ile gayri sahih nesepli füruular arasındaki ayrım ortadan kalkmıştır. Ancak gerek Anayasa Mahkemesi kararlarının, gerekse Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, daha önce meydana gelmiş miras intikallerine, Anayasa Mahkemesi iptal kararını ve 3678 sayılı Kanunu uygulayamayacağımıza göre (Tatbikat Kanunu 16, 17.maddeler, Anayasa madde 153/5), Anayasa Mahkemesi kararının yayınlanmasından önce ölmüş bir kişinin mirasını, EMK. 443. maddesinin iptalden önceki hükmüne göre paylaştırmak gerekmektedir. ab. II. Derece (Zümre) Kanuni Mirasçılar Bunlar, murisin anne ve babası ile bunların füru ( altsoyu) dur. Yani kardeşler, kardeşlerin çocukları, torunları gibi. Eşit olarak miras alırlar. Miras bırakandan evvel vefat eden ana ve baba halefiyet yoluyla kendi mirasçıları tarafından temsil olunur. Yani bunların füru(kardeşler ve bunların füru) onların yerine geçer. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde bütün miras diğer tarafa geçer. 179