Tescilsiz Kazanım Halleri
infazı ancak ihtiyati tedbiri koyan mahkemenin yazılı izni ile mümkündür. Ancak taşınmaz
üzerinde iki tane ihtiyati tedbir olup da önceki tedbirin sonucu olarak ilam gelmişse, sonraki
tedbiri koyan mahkemenin iznini almadan ilam infaz edilebilir ve ikinci tedbiri koyan
mahkemeye yazılı bilgi verilir.(116)
GG. Mahkeme Kararlarının Kısmen İnfazı Mümkündür
Mahkeme kararında geçen bütün parseller için aynı anda infaz istenmesi ya da kararın tüm
parseller yönüyle uygulanabilir olması zorunlu değildir. Kararda geçen bir kısım parsellerin
infazı hemen, diğerlerinin daha sonraki bir tarihte istenebilir. Yalnızca uygulanabilir olan
parseller yönünden de kararın infazı talep edilebilir. Böyle bir halde tapu müdürlüğünce
sadece istenen parseller için ilamın infazı yapılır. Çünkü, tapu müdürü taleple bağlıdır (TST
md. 16). Daha sonraki bir tarihte diğer parseller için de aynı ya da yeni uygulanabilir bir ilamın
infazı istenirse bu parseller için de söz konusu ilamların infazı mümkündür(117).
II. CEBRİ İCRA YOLUYLA SATIŞ
A. İcra, Cebri İcra, Haciz, İhtiyati Haciz Ve İflas Tanımları(118)
1. İcra
Yerine getirmek, yapmak yürütmektir.
2. Cebrî İcra
Borçların Devlet kuvveti yardımı ile yerine getirilmesidir. Borçlunun kendi isteği ve iradesi
ile yerine getirmediği borcunu Devlet organları tarafından kamu hukuku açısından yerine
getirilmesi amacıyla başvurulan kanun yoludur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümleri uyarınca yerine getirilir. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu
gereğince, ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar sonucu mahkemece taşınmazların satışına
karar verilmesi ve satışın mahkeme satış memurluğunca yerine getirilmesi ve sonuçları “cebri
(116)
Dörtgöz, a.g.e., s. 514
(117)
Dörtgöz, Talimatlar ve Yorumlar, 2010, s. 493-514; Tapu Dairesi Başkanlığının 24/12/2013 tarih ve 94203732106.01.08/25-10554 sayılı talimatı
(118)
M. Zeki ADLI / Salâhaddin KARDEŞ, a.g.e, 2011, s. 469 vd.; G.Ö.Dörtgöz, Talimatlar Yorumlar, 2010, s. 583 vd.; H.İbrahim KARAŞAHİN, a.g.e. s.140 vd.
165