Tescilsiz Kazanım Halleri
arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanmasının esas olduğu belirtilmiş,
evlenmeden önce veya sonra, malvarlığının paylaşımı konusunda yazılı seçimlik mal
rejimlerinden birini sözleşme yaparak seçmemiş olan eşlerin kanunen tabi oldukları sistemin
“yasal mal rejimi” olacağı hüküm altına alınmıştır.
4721 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce evlenme akdi gerçekleşen eşlerden
birisinin mal edinimi 01.01.2002 tarihinden sonra ise, edinilen taşınmaz mallar üzerinde diğer
eş ½ oranında hak sahibi olacaktır. Aksi durumda eşlerden birisinin mal edinimi 01.01.2002
tarihinden önce gerçekleşmiş ise, bu durumda eşler arasındaki mal rejimi, mal ayrılığı rejimi
olacaktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, boşanma sonucu paylaşılan taşınmazların, boşanan kişilerce
bu taşınmazları ilk iktisap ettikleri tarihe bakılarak bir ayrıma tabi tutulması gerekecektir.
Bu ayrım sonucunda, ... adına kayıtlı mesken, 01.01.2002 tarihinden önce edinilmiş ise, bu
taşınmazın paylaşımı boşanma karşılığı bir ivaz sayılacağı için ...a devredilen ½ hisse için
Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin 20/a maddesine göre harç aranılması gerekecektir.
Taşınmaz 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş ise, TMK'ya göre yasal mal rejimi gereğince
edinilen malların paylaşımı söz konusu olacağından bunun bir ivaz sayılmaması gerekir.
Dolayısıyla diğer eşe devredilen ½ hisse için aynı tarifenin 13/c maddesine göre harç aranılması
gerekecektir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, taşınmazların ilk iktisap tarihi
önem arz etmektedir. Ancak dilekçe ve eklerinden söz konusu taşınmazların hangi tarihlerde
iktisap edildiği bilgisine ulaşılamamaktadır.
Bu nedenle, ... Mahkemesinin kararı ile ...adına kayıtlı söz konusu taşınmazlar boşanma
tazminatı karşılığı olarak eşi ...a verilmiş olduğundan, ilk iktisap tarihinin 01/01/2002 tarihi
öncesinde olması durumunda Harçlar Kanununun (4) sayılı tarifesinin “I- Tapu işlemleri”
başlıklı bölümünün 20/a bendi uyarınca, aksi halde aynı bölümün 13/c bendi uyarınca harç
aranılması gerekmektedir, şeklinde görüş bildirmiştir.
DD. Zabıt Kaydı Aşamasında Verilen Mahkeme Kararının Kadastrodan
Sonra Uygulanması
Zabıt kaydı sırasında mahkemece tapu iptal ve tescil kararı verilmiş ve bu karar o tarihte
kesinleşmiş ancak bu kararın zabıt kaydı üzerinde uygulanması talep edilmemişse ve zabıt
kaydına göre kadastro yapılmış ve zabıt maliki adına yapılan tespit kesinleşerek tapu siciline
tescil edilmişse, daha sonra da parsel üzerinde her hangi bir hak tesisi ve tedavül yapılmamış
ise; mahkeme kararının kadastro parseli üzerine uygulanması talebi karşısında, kadastro
sırasındaki revizyon kayıtlarından zabıt kaydının uygulandığı kadastro parseli belirlenmeli ve
163