P. Mahkeme Kararlarının İrdelenmeden İnfazı
Hâkimin davayı usül ve kanun hükümlerine göre inceleyip incelemediğinin ve verdiği
kararın doğru olup olmadığının tayini Yargıtay’ın görevleri arasında olup, idare Anayasanın
138. maddesi gereği kesinleşen mahkeme kararlarına aynen uymak ve infaz etmek zorundadır.
R. Mahkeme Kararında Tecviz Dışı Fark Bulunması
Mahkeme kararına ekli fenni bilirkişi tarafından düzenlenmiş olan krokide işaretlenen
sınırlara göre, kadastro müdürlüğünce yapılan yüzölçümü hesaplamalarında tecviz dışı
farklılıklar bulunması halinde dahi, idarenin kesinleşmiş mahkeme kararlarını infaz etme
zorunluluğu bulunduğundan, kararda belirtilen miktara göre tapuya tescilinin yapılarak
kütüğün beyanlar sütununa “tescilli miktar hatalı olup gerçek miktarı …….. m2’dir.” şeklinde
belirtme yapılması gerekir(103) .
S. Tavzih Kararlarının Kararın Esasını Değiştiremeyeceği (HMK 305-306)
Tavzihin amacı hüküm fıkrasının açıklanmasıdır. Tavzih yoluyla tanınmış olan haklar
sınırlandırılamayacağı gibi genişletilmesi ve değiştirilmesi de mümkün değildir. Yargıtay
6.H.D.nin 8 Ekim 1974 tarih 1974/4246 E.1974/4331 sayılı kararıyla, mahkemenin usulün
455 ve devamı (HMK md. 305 vd.)maddelerini göz önünde bulundurmadan kararı değiştirir
şekilde yeni bir hüküm tesis etmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna hükmedilmiştir.
Yargıtay 1. H.D.’nin 30.1.1989 tarih ve 1988/13555 E.1989/622 K.Sayılı kararıyla da kesinleşmiş
hükme yeni bir unsur ilave edilmesi niteliğini taşıyan isteğin açıklama yolu ile karşılanmasına
yasal olanak bulunmadığına karar verilmiştir. Ancak, Anayasanın 138. maddesi kesinleşen
mahkeme ilamlarının aynen ve geciktirilmeksizin infazının yapılması gerektiği şeklinde
hüküm tesis etmiştir. Bu nedenle, kesinleşen kararın infazının talep edilmesi halinde talep
karşılanarak hakkı muhtel olanlara TMK 1019. maddesi uyarınca duyuruda bulunulmalıdır.(104)
Bununla birlikte infazı yapılan kararların tavzihi de mümkün değildir (HMK md. 305).
Ş. Yabancı Mahkeme İlamları
Türk hukukunda yabancı mahkeme ilamlarının tenfizine ilişkin şartlar ve izlenecek usul,
milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk
ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Kanunun 50. maddesinde yabancı
mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre
kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından
(103)
TKGM, 7/11/1990 tarih ve 4598 sayılı talimat
(104)
G.Ö.Dörtgöz, Talimatlar Yorumlar, 2010, s. 477-486; H.İbrahim KARAŞAHİN, a.g.e. s.131 vd.
156