Tapu Sicili Uygulamaları (2014) | Page 149

şartlara bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan şartlar dahilinde, kamu kurum ve kuruluşlarının Kanun veya yerine getirdiği hizmetin gereği olarak imzalanacak protokol ile tapu sicili bilgilerine erişiminin elektronik ortamda sağlanması TST'nin 14. maddesi ile mümkün hale gelmiştir. Benzer şekilde gerçek kişiler için de sözleşme imzalanması halinde taşınmaz maliki ve hak sahipleri, sözleşmedeki şartlar dahilinde taşınmaz bilgilerine elektronik ortamda erişebileceklerdir. Söz konusu maddeye göre; “Mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları, icra ve iflas müdürlükleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının görevleriyle ilgili taşınmaz verilerine erişimi protokol düzenlenerek sağlanabilir. Erişim hakkına sahip kuruluşlar, taşınmaz ile ilgili verileri TAKBİS üzerinden alırlar. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile taşınmaza ilişkin konularda faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler, kendi işleriyle sınırlı olmak üzere, düzenlenecek protokol kapsamında gerekli verilere erişebilirler. TAKBİS üzerinden sorgulama yapılabilmesi için, Genel Müdürlük tarafından belirlenecek sözleşme imzalanır. Bu sözleşmede, erişimin türü ve şekli, erişim kontrolü, verilerin kullanım amacı, üçüncü kişilere kullandırılmasına ilişkin sınırlamalar ve amacı dışında kullanımın sonuçları yer alır. Taşınmaz malikleri ile taşınmaz üzerinde hak sahibi olanlar, düzenlenecek sözleşme şartları dahilinde verilere erişebilirler. Tapu sicilinde kayıtlı taşınmazın tanımlayıcı bilgileri herkes tarafından sözleşme şartları kapsamında sorgulanabilir. Verilere erişim hakkının kötüye kullanılması hâlinde, özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere, TAKBİS’e erişim derhâl durdurulur. TAKBİS verilerine erişime ilişkin döner sermaye katılma payını ve bunun istisnalarını belirlemeye Genel Müdürlük yetkilidir.” IV. YARGI KARARLARI BAKIMINDAN ALENİYET İLKESİNİN KAPSAMI “İlgi” kavramının muğlak/belirsiz olması uygulamada hem vatandaşları hem de tapu memurlarını (TMK 1007 madde sorumluluğu) sıkıntıya sokmaktadır. “İlgi” her ne kadar hukuken korunmaya değer menfaat olarak söylenegelse de bu kavramın içinin doldurulması gerektiği açıktır. Mevcut düzenlemeler ışığında konuyu ele aldığımızda, esasında, kanun koyucunun da bu sınırı belirlemek istemediğini ya da bundan imtina ettiğini ve “ilgili” olma durumunun uygulamacılar tarafından talep anında sunulan bilgi ve belgelere göre takdir yetkisi kullanılarak tespit edilmesini öngördüğünü anlıyoruz. Ancak, bu husus, Anayasal koruma altına alınmış bir hak olan kişisel verilerin korunması (özel hayatın gizliliği) ile doğrudan ilgili olduğundan bu konuda tapu memuru veya tapu müdürünün uygulamada takdir yetkisini kullanırken hak kaybına ya da ihlaline yer vermeyecek şekilde elinin güçlendirilmesi ve konuya ilişkin yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması 104