mantığının aksine setretme mantığı vardır; birey, düşüncesindeki günahtan sorumlu tutulmaz.“ Hoca Said, yarıda kalan suçu için Mâhışeker’ e tövbe ve istiğfar ettirdi. İki âşık eskisi gibi mutlu bir hayat sürmeye başladılar.” 17
Tûtînâme’ nin en önemli mesajı akılla ve akla verilen değerle ilgilidir. Daha önce de belirtildiği gibi Said’ in bütün sermayesi olan bin altını Akıllı Tûtî’ ye yatırmasıyla başlayan bir süreçtir. Said, Tûtî’ yi satın alacakken aklından onun hiç ağzını açmayıp kafes içinde oturan bir kuş olduğunu geçirir ve“ O, Kur’ an okurken secde ayeti gelse dinleyenin secde etmesi gerekmez.” diyerek düşüncesini ifade eder. Buna karşılık Tûtî, Said’ in sözlerinin diğer kuşlar ve hayvanlar için geçerli olduğunu; kendisinin içininse, hikmet incileriyle ve marifet cevherleriyle dolu olduğunu savunur. Bütün bunlar bizi bir sonuca götürür, o da Tûtî’ nin akıl ve sağduyuyu temsilen seçilmiş olması gerçeğidir. Kafes içinden kasıt, akıl cevherini taşıyan kafatasıdır. Secde ayeti konusu ise, İslam fıkhıyla ilgili bir hükme atıftır, yani kişi secde ayetini aklından okur, telaffuz etmezse secde etmesi gerekmez. Bütün bu ipuçlarıyla Tûtî’ nin aklı temsil ettiği kanaati kesinleşir.
Said, eşini bu akla yani Tûtî’ ye emanet eder. Emanet ederken kullandığı sözcükler bize“ Seni sana, seni Allah ' a emanet ediyorum.” şeklindeki halk deyimini hatırlatır:“ Ben dönünceye kadar iffet ve namus yolundan ayrılma. Şayet gecikirsem bu arada nefsin galeyana gelir ve ihtiyaç kendini gösterirse, olur olmaz adi ve alçak kimselerle yakınlaşmaktan uzak dur. Kendin gibi asil üstün özelliklere sahip bir kimseyle yakınlık kurmanı yasaklamam, ancak o zaman Akıllı Tûtî ile müşaverede bulun, ona danış. Onun göstereceği yolda hareket et” 18 Kahramanımızın kendisi, kocası tarafından aklına; aklı ise, Allah’ a emanet edilmiştir. Olayların gidişatına bakılacak olursa; aklı, nefsine( id) uymak üzere olan Mâhışeker’ e, düşünerek hareket etmeyi öğütler: " Şimdi gelelim işimize: Bilindiği gibi böyle önemli bir işe, düşünmeden başlamak hatadır. Düşünmeden söylenen sözün neticesi hiç kuşkusuz belâdır.” 19 Sonuçta Tûtî, Beyzade’ ye gece gidecek olan Mâhışeker’ e her gece bir hikâye anlatarak gecikmesini sağlar ve kocasını aldatmasına engel olur.
Anlaşılacağı üzere eserde aklın kontrolündeki birey kusursuzlaşır ve“ üst ben”( Tûtî),“ alt ben” i ehlileştirmeyi başarığı için, sadakatini ispat etmiş akıl özgürleşir. Nitekim Said de Tûtî’ ye teşekkür eder ve onu özgür bırakır. Çünkü o, özgürlüğü hak etmiştir. Burada, Tûtî’ nin“ Süper Ego” yu temsil ettiği düşüncesi ve eserin adeta“ Psikanaliz” teorisinin öncül pratiği olduğu fikri zihinlerimizde iyice belirginleşir. Çünkü: " Ben üstü bütün ahlâk baskılarını ve yine kusursuzlaşmaya doğru isteği, kısacası insan yaşamında en yüksek şeyler olarak neler varsa onlara katılan, şimdi ruhbilimsel bir biçimde algıladığımız her şeyi temsil etmektedir.” 20
Sonuç olarak anonim bir eserle karşı karşıya olunması, zihinleri yapılacak değerlendirmelerin ve söz konusu değerlendirme sonucunda elde edilecek( elde edilmesi umulan) sentezlerin“ tarafsızlık” ve“ objektiflik” i konusunda bazı sınırlandırmalara götürecektir, Ancak bir gerçek de göz ardı edilemez. Model alınan bu eserde asıl anlatılmak istenen“ mutlak akıl”( Tanrısal) la“ noksan akıl”( beşerî) mukayesesi iken; noksanlık, sadece kadına has kılınmıştır. Freud '’ un“ ego” su nasıl“ id” ine yenik düşerek“ libido” yu saplantı haline getirmişse; bazı Doğu eserlerinde de cinsiyet teması, saplantı derecesinde, kadın eşittir günah ya da şeytan şeklinde kadın aleyhine işlenmiştir. Şu da bir başka gerçek! Erkek egemen toplum yapısı, her zaman ve her yerde kusurlarını yamayacak bir günah keçisine ihtiyaç duymuştur ve her ne hikmetse kadın da hep elinin altındadır …
Kaynaklar: 1. Sigmund FREUD, Psikanaliz Üzerine,( Çev: A. Avni
ÖNEŞ), Say Kitap, İstanbul, 1983, s. 79. 2. Selman ERDEM, Liseler İçin Psikoloji, Fil Yayınevi,
Tarihsiz, s. 132-133. 3. FREUD, a. g. e., s. 94. 4. Tûtînâme,( Çev: Süleyman Tevfik), Timaş Yayınları,
İstanbul, 1999, s. 12. 5. Cemil MERİÇ, Kırk Ambar, Ötüken Neşriyat, İstanbul,
1980, s. 442.
6. Sigmund FREUD, Psikanalize Giriş, Altın Kitaplar Yayınevi,( Çev: Prof. Dr. Günsel KOPTAGEL), İstanbul, 1984, s. 211. 7. Tûtînâme, s. 13. 8. Talip ÖZDEŞ, Cinsiyet Kimliği, Seyran Yayınları, Sivas,
2000, s. 164. 9. ÖZDEŞ, a. g. e., s. 28-29. 10. Tûtînâme, s. 13. 11. ÖZDEŞ, a. g. e., s. 22-23. 12. ÖZDEŞ, a. g. e., s. 33. 13. ÖZDEŞ, a. g. e., s. 156. 14. ÖZDEŞ, a. g. e., s. 29. 15. Tûtînâme, s. 13. 16. FREUD, Psikanalize Giriş, s. 18. 17. Tûtînâme, s. 224. 18. Tûtînâme, s. 10. 19. Tûtînâme, s. 14. 20. FREUD, Psikanaliz Üzerine, s. 88.
33