SozSehri Sayı 5 | 页面 60

Sivas’ta kadın giyim-kuşamı İsmail Hakkı ACAR Köylerimizde, kadın giyiminde, her bölgede farklılıklar olmasına rağmen, genellikle başlarına FES giyerler ve bu fesin ön kısmına birkaç sıra halinde küçük altınlar veya ortası delik, tedavülden kalkmış madeni paralar dizerler. Buna PEPE denir. Bazı yerlerde fes yerine gümüş TEPELİK kullanılır. Tepeliğin kenarlarından ince zincirlerle gümüş paralar veya PENEZ leb kaş hizasına kadar dökülür. Fesin üzerine, her bölgede aralarında ufak tefek farklılıklar olan ve her bölgede de değişik isimlendirilen başörtüsü bağlanır. (YAZMA, DEĞİRMİ, ÇEVRE, HİNDİ, OYALI YEMENİ) Bu başörtülerinin değişik bir bağlanış biçimi vardır. Örtü tek renk ve genellikle beyaz ise buna DEĞİRMİ; çok renkli ve desenli ise buna da HİNDİ denir. YAZMA lar beyaz hase kenarlı ve pulludurlar. Bazen de yazmanın kenarı mekik ya da iğne oyalıdır. Yazmanın kenarları genellikle püsküllü kuşak ile aynı renktedir. Bu başörtülerinin üzerine ÇİT denilen ve uçları serbest bırakılan bir örtü daha örtülür ve bazı köylerimizde bu çitlerin alın hizasından başa bağlanmasıyla tutturulduğu görülür. Nişanlı kızlar ve yeni gelinler altın GERDANLIK takarlar. Bazı köylerimizde fesin üzerine ALMALI denilen kare 58 şeklinde pamuklu örtü örtülmektedir. Bunun iki ucu çene altından bağlanır. Kadınlar saçlarını “KAKÜL KESİM” yapar ve arkadan örerler. ÖRÜK denilen bu örgü genç kızlarda daha fazladır ve bu örüklerin ucuna da BENGÜL denilen boncuk takılır. Bilhassa köylerimizde saçın uzunluğuna ve örük sayısının çokluğuna önem verilir. Sözlü ve nişanlı kızlar saçlarını kırk örük yaparak bengüllerle süslerler. Günlük elbiseler genellikle divitin kumaşından yapılmıştır. Çok dallı güllü olan bu elbiselerin genel adı FİSTAN ya da ENTERE olarak geçer. Bunlar kırmızı, yeşil, mavi ve turuncu renkli kadifeden dikilir. KUTNU adı verilen elbisenin ise belden yukarısı, önden fermuarlı (cırcır) veya düğmeli, kolları pileli ve manşetlidir. Ön düğme veya fermuarın her iki tarafı, SUTAŞI denilen renkli şeritlerle süslenir. Bu elbisenin, belden aşağısının ön tarafı düz, arka tarafı bol pilelidir. Etek uçları da yine iki veya üç sıra sutaşıyla çevrilidir. Sutaşlarının üzerinde “Z” şeklinde dikişler vardır. Bu günlük elbiselerin dışında GERİLİK ELBİSESİ adıyla her kadının sandığında ipekli kumaştan yapılmış bir elbisesi daha vardır. Bunlar genellikle kırmızı renklidirler. Birçok köyümüzde “PEŞLİ” adı verilen üç etek giyilir. Belden aşağısı üç parçadan yapılan peşli, ikisi önde, birisi arkada olmak üzere üç parçadan oluşmaktadır. ”Mecidiye Kutnu”,”Taraklı Kutnu”,”Altıparmak” denilen kumaşlardan yapılmakla beraber ipekli veya pamuklu kumaşlardan da yapılır. İki parmak genişliğinde dik yakası olan peşlinin boyu diz altına kadar iner. Kolları uzun ve kol uçları balık ağzı yenlidir. Yaka, kol ağızları ve etekleri nakışlı, üzeri sarı rengin hakim olduğu karışık renklerdeki simlerle işlemeli, kenarları sarı sutaşı ile süslüdür. Kol uçları DİLMELİ (yırtmaçlı), arka etek de SAYVANLI (astarlı) dır. Yandan bele kadar açıktır ve çalışma sırasında, eteğin ön parçaları bele sokulur. YARLIK denilen bir de önlük bağlayan kadınlarımız bu yarlıkları ya kara yünden kendileri dokur ya da kumaş parçalarını yan yana getirip dikerek yaparlar. Üzerleri simle, boncuklarla veya gömlek düğmeleriyle çeşitli geometrik şekillerde süslenir. Bu giysilerin altına uzun ve geniş ŞALVAR giyilir. Bu şalvara bazı köylerimizde PAÇALIK, ÇİNTİYAN, DON dendiği gibi bazı köylerimizde de TUMAN denir. Parlak, sade ve çeşitli renklerden meydana gelen bu şalvarların bel ve paçaları uçkurludur. İçi Amerikan bezi ile astarlanır. Bol kesimli olan bu şalvarların boyları farklıdır. Bazı köylerimizde diz FİSTAN giymeyen köylerimizde kadınlar KÖYNEK giyer. Rengarenk desenli, basma türü pamuklu kumaştan yapılan bu köyneklerin iki parmak genişliğinde dik yakası vardır, kalçaya kadar iner ve uzun kolludur. Gerek fistan, gerek peşli giyen kadın üzerine MÜSO veya KADAMA adı da verilen YELEK giyer. Kadife üstüne sırmalı cepkenlere kadama denir. Kadının kendi yaptığı, düğme ve sutaşıyla süslenmiş cepkenlere de müso adı verilir. Bunların önü açık, kolları uzun ve dardır. Yakası “V” kesimli olan bu yeleklere bazı köylerimizde de DELME adı verilir. Yelek, elbise üzerine giyildiği gibi köynek üzerine de giyilir. Bele ŞAL bağlanır. Kalın ve çok ağır olan şal, üçgen şeklinde iki kat yapılıp, uçları arkaya gelecek şekilde bağlanır. Bu şalların dört tarafında püsküller vardır ve her püskülün ucunda da mavi bir boncuk takılıdır. Kadınların kendilerinin dokuduğu bu şallar çeşitli renk ve desendedir. altında iken bazı köylerimizde de ayak üzerinden dört-beş parmak yukarıdadır. Kadınlarımız bazı köylerimizde BİNDALLI giyerler. Kadife ve atlas üzerine sim işlemeli olan bu giysiler omuzdan topuğa kadar uzanır. Oldukça geniş ve dökümlüdürler. Bele de gümüş kemer takılır. Ayrıca, hali vakti yerinde olan ailelerde bulunan, bindallıya benzeyen ve ipek üzerine sim motifli kumaşlardan yapılan DÖĞME de giyilir. Bu giysiler de omuzdan topuğa kadar uzanır ve kenarları dantellerle süslüdür. Yün veya orlondan örülmüş, çeşitli renk