Sivas’ta
kadın
giyim-kuşamı
İsmail Hakkı ACAR
Köylerimizde, kadın giyiminde,
her bölgede farklılıklar olmasına
rağmen, genellikle başlarına FES
giyerler ve bu fesin ön kısmına birkaç
sıra halinde küçük altınlar veya ortası
delik, tedavülden kalkmış madeni
paralar dizerler. Buna PEPE denir. Bazı
yerlerde fes yerine gümüş TEPELİK
kullanılır. Tepeliğin kenarlarından ince
zincirlerle gümüş paralar veya PENEZ
leb kaş hizasına kadar dökülür. Fesin
üzerine, her bölgede aralarında ufak
tefek farklılıklar olan ve her bölgede de
değişik isimlendirilen başörtüsü bağlanır.
(YAZMA, DEĞİRMİ, ÇEVRE, HİNDİ, OYALI
YEMENİ) Bu başörtülerinin değişik bir
bağlanış biçimi vardır. Örtü tek renk
ve genellikle beyaz ise buna DEĞİRMİ;
çok renkli ve desenli ise buna da HİNDİ
denir. YAZMA lar beyaz hase kenarlı ve
pulludurlar. Bazen de yazmanın kenarı
mekik ya da iğne oyalıdır. Yazmanın
kenarları genellikle püsküllü kuşak
ile aynı renktedir. Bu başörtülerinin
üzerine ÇİT denilen ve uçları serbest
bırakılan bir örtü daha örtülür ve bazı
köylerimizde bu çitlerin alın hizasından
başa bağlanmasıyla tutturulduğu
görülür. Nişanlı kızlar ve yeni gelinler altın
GERDANLIK takarlar. Bazı köylerimizde
fesin üzerine ALMALI denilen kare
58
şeklinde pamuklu örtü örtülmektedir.
Bunun iki ucu çene altından bağlanır.
Kadınlar saçlarını “KAKÜL KESİM”
yapar ve arkadan örerler. ÖRÜK denilen
bu örgü genç kızlarda daha fazladır ve
bu örüklerin ucuna da BENGÜL denilen
boncuk takılır. Bilhassa köylerimizde
saçın uzunluğuna ve örük sayısının
çokluğuna önem verilir. Sözlü ve
nişanlı kızlar saçlarını kırk örük yaparak
bengüllerle süslerler.
Günlük elbiseler genellikle divitin
kumaşından yapılmıştır. Çok dallı güllü
olan bu elbiselerin genel adı FİSTAN ya
da ENTERE olarak geçer. Bunlar kırmızı,
yeşil, mavi ve turuncu renkli kadifeden
dikilir. KUTNU adı verilen elbisenin ise
belden yukarısı, önden fermuarlı (cırcır)
veya düğmeli, kolları pileli ve manşetlidir.
Ön düğme veya fermuarın her iki tarafı,
SUTAŞI denilen renkli şeritlerle süslenir.
Bu elbisenin, belden aşağısının ön tarafı
düz, arka tarafı bol pilelidir. Etek uçları da
yine iki veya üç sıra sutaşıyla çevrilidir.
Sutaşlarının üzerinde “Z” şeklinde
dikişler vardır. Bu günlük elbiselerin
dışında GERİLİK ELBİSESİ adıyla her
kadının sandığında ipekli kumaştan
yapılmış bir elbisesi daha vardır. Bunlar
genellikle kırmızı renklidirler.
Birçok köyümüzde “PEŞLİ” adı
verilen üç etek giyilir. Belden aşağısı
üç parçadan yapılan peşli, ikisi önde,
birisi arkada olmak üzere üç parçadan
oluşmaktadır. ”Mecidiye Kutnu”,”Taraklı
Kutnu”,”Altıparmak” denilen
kumaşlardan yapılmakla beraber ipekli
veya pamuklu kumaşlardan da yapılır.
İki parmak genişliğinde dik yakası olan
peşlinin boyu diz altına kadar iner. Kolları
uzun ve kol uçları balık ağzı yenlidir. Yaka,
kol ağızları ve etekleri nakışlı, üzeri sarı
rengin hakim olduğu karışık renklerdeki
simlerle işlemeli, kenarları sarı sutaşı ile
süslüdür. Kol uçları DİLMELİ (yırtmaçlı),
arka etek de SAYVANLI (astarlı) dır.
Yandan bele kadar açıktır ve çalışma
sırasında, eteğin ön parçaları bele
sokulur.
YARLIK denilen bir de önlük bağlayan
kadınlarımız bu yarlıkları ya kara yünden
kendileri dokur ya da kumaş parçalarını
yan yana getirip dikerek yaparlar.
Üzerleri simle, boncuklarla veya gömlek
düğmeleriyle çeşitli geometrik şekillerde
süslenir.
Bu giysilerin altına uzun ve geniş
ŞALVAR giyilir. Bu şalvara bazı
köylerimizde PAÇALIK, ÇİNTİYAN, DON
dendiği gibi bazı köylerimizde de TUMAN
denir. Parlak, sade ve çeşitli renklerden
meydana gelen bu şalvarların bel ve
paçaları uçkurludur. İçi Amerikan bezi ile
astarlanır. Bol kesimli olan bu şalvarların
boyları farklıdır. Bazı köylerimizde diz
FİSTAN giymeyen köylerimizde
kadınlar KÖYNEK giyer. Rengarenk
desenli, basma türü pamuklu
kumaştan yapılan bu köyneklerin iki
parmak genişliğinde dik yakası vardır,
kalçaya kadar iner ve uzun kolludur.
Gerek fistan, gerek peşli giyen kadın
üzerine MÜSO veya KADAMA adı da
verilen YELEK giyer. Kadife üstüne sırmalı
cepkenlere kadama denir. Kadının kendi
yaptığı, düğme ve sutaşıyla süslenmiş
cepkenlere de müso adı verilir. Bunların
önü açık, kolları uzun ve dardır. Yakası
“V” kesimli olan bu yeleklere bazı
köylerimizde de DELME adı verilir. Yelek,
elbise üzerine giyildiği gibi köynek
üzerine de giyilir.
Bele ŞAL bağlanır. Kalın ve çok ağır
olan şal, üçgen şeklinde iki kat yapılıp,
uçları arkaya gelecek şekilde bağlanır. Bu
şalların dört tarafında püsküller vardır ve
her püskülün ucunda da mavi bir boncuk
takılıdır. Kadınların kendilerinin dokuduğu
bu şallar çeşitli renk ve desendedir.
altında iken bazı köylerimizde de ayak
üzerinden dört-beş parmak yukarıdadır.
Kadınlarımız bazı köylerimizde
BİNDALLI giyerler. Kadife ve atlas üzerine
sim işlemeli olan bu giysiler omuzdan
topuğa kadar uzanır. Oldukça geniş ve
dökümlüdürler. Bele de gümüş kemer
takılır. Ayrıca, hali vakti yerinde olan
ailelerde bulunan, bindallıya benzeyen
ve ipek üzerine sim motifli kumaşlardan
yapılan DÖĞME de giyilir. Bu giysiler
de omuzdan topuğa kadar uzanır ve
kenarları dantellerle süslüdür.
Yün veya orlondan örülmüş, çeşitli
renk