SozSehri Sayı 5 | Page 50

bunların tamamını yaptılar. Hem de Batının önünde; Batı medeniyeti adına.”
Aslında ölüm, Avrupa’ nın gözünde sadece bir rakamdan ibaret olan Boşnaklara değil, insanlığa uğramıştı. Ve maalesef hiç gitmedi.
Tanıklık yaptığım o yılları düşündükçe hala kalbim titrer, boğazım düğümlenir, gözlerim dolar. 22 yıl sonra bile binlerce kilometre uzakta sorumluymuşum gibi utanç duyarım yaşananlardan.
Sadece Bosna Hersek’ in değil medeniyetimizin ortak değeri, mazlum ve savunmasız bir halk adına ayağa kalkmış, Bosna’ yla özdeşleşerek özgürlüğün simgesi haline gelmiş olan Aliya İzzetbegoviç’ i de hatırlarım. Bosna’ nın hafızalara ve tarihe taşınan o muhteşem bağımsızlık mücadelesinde ki en önemli ana rol onundur çünkü.
Tarih sahnesinden silinmekte olan Bosna’ yı ayakta tutmayı başarmış, küllerinden yeni bir devlet ve daha şuurlu, daha çalışkan bir millet doğurmuş olan bir tarih efsanesidir o. Gözlerindeki umutla tarihin en acı günlerinin tanığı oldu.
Boşnaklar bağımsızlıklarını onun siyasi kararlılığı, direnişi sayesinde kazandılar.
8 Ağustos 1925 yılında başladığı hayatı, 19 Ekim 2003 yılının Ekim’ inde, yıldızların altından geçerek son bulmuştur. Cenazesi yağmurlu bir günde gökyüzü, tekbir sadalarıyla inlerken, yağmur alsın diye kubbesi açık bırakılan kabrine defnedilmişti.
Kaybedilmeye mahkum bir savaşın muzaffer komutanı olan Aliya; 1925 ´ te bugün Bosna-Hersek ´ in kuzeybatısında bulunan Bosanski Samac kasabasında dünyaya geldi. Ailesi İslâmî duyarlılığa sahip bir aileydi.
“ Bosna’ nın en büyük iki nehri olan Bosna ve Sava’ yı gören bir evde dünyaya geldim. Ben iki yaşındayken, ileride okula devam edeceğim Saraybosna’ ya göç ettik. Babamın ailesi bir zamanlar çok zenginmiş. Kendisi de Bosanski Samac’ da tüccarlık yapıyordu fakat garip koşullar içinde işi kısa zamanda battı. Hayatın bizler için daha zor olduğu Saraybosna’ ya göçtük; fakat burada olmanın en azından eğitim alma imkânı gibi bazı avantajları vardı.
İlkokul öğretmenlerimin hemen hepsi Sırp’ tı ve durum Bosna’ nın tamamında aynıydı. Bu Müslümanları Sırplaştırma yönünde kararlı bir girişimdi.
Geniş bir aileye mensuptum. Babamın annemden üç kız, iki erkek beş çocuğu vardı. Babamın ilk evliliğinden olan iki üvey erkek kardeşim var. İlk eşi ölünce annemle evlenmiş.
Rahmetli annem çok dindar bir kadındı ve dine bağlılığımı-en azından kısmenona borçluyum. Sabah namazlarına hiç aksatmadan tam vaktinde kalkar ve beni de kaldırırdı ki ben de belediye binasının yakınındaki mahalle camisine gidebileyim. 12-14 yaşlarındaki bir çocuk olarak, doğaldır ki kalkıp kalkmamak konusunda tereddüt ederdim ama özellikle bahar sabahlarında eve hep mutlu dönerdim. Bir çocuk olarak basitçe söylemek gerekirse, anneme âşıktım.”
Ancak İzzetbegoviç, Müslümanları Avrupa’ ya dışarıdan girmiş kimseler olarak gören bir çevrede yetişti. Saraybosna’ da bir Alman lisesinde eğitim gördü. Bilime önem veren ve disiplinle çalışan bir öğrenci olarak tanındı.
24