SozSehri Sayı 5 | Page 44

Ego

“ Ego şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.”
S. Freud
Aytaç KOMŞUCU | PSİKOLOG ve Seval İPEK | PSİKOLOG
İnsanlar yaşam döngüsü içerisinde farklı beklenti ve ihtiyaçlar ile yaşamaktadırlar. Bu beklenti ve ihtiyaçların farklılığı psikoloji biliminin doğmasıyla kişilik kavramı içerisine girmiştir. Bugün“ ego nedir” bağlamda da kişiliği oluşturan üç temel yapıdan söz etmiştir: id, ego ve süperego. İd, kendisini ihtiyaçlara göre ayarlayan yanımız, süperego, ihtiyaçları topluma göre sınırlayan yanımız ve ego ise id ile süperego arasında denge kurmaya çalışan yanımızdır. İd, ego ve süperego her insanda var olan bilişsel yapılardır. Günümüzde ise sanki hepsi bir noktayı işaret edermişçesine kullanılmakta ve her davranış ego ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Fakat Freud, yapısalcı kişilik kuramında bu üç yapının birbiriyle çatışma halinde olduğunu, birinin diğerinden güçlü veya zayıf olmasının kişilikte belirgin farklılıklar yarattığını söylemektedir. Eğer kişinin id yönü baskın gelirse, kişiliği bencil isteklerini tatmin etmek için toplumu önemsemeyen davranışlardan oluşur. Eğer süperego baskın ise toplum kurallarını fazla önemseyen, eğer ego baskın ise dengeleyici, mantıklı kararlar alabilen davranışlardan oluşur. Yani genel anlamda kişilik özelliklerini oluşturur.
Kişilik dediğimiz şey, kişinin bütün bedensel özelliklerinin, içgüdülerinin, dürtülerinin, eğilimlerinin, kazanılmış deneyimlerinin, zihinsel özelliklerinin bir bütünüdür. diye kime sorarsak soralım,“ kendini beğenmek”“ bencillik”“ tatmin edilen bir şey” gibi cevaplar alırız. Bu cevaplar bize ego teriminin yanlış kullanıldığını göstermektedir. Sigmund Freud’ un bugün bütün dillerde kullanılan ego kavramı, kişilik üzerine kurduğu kuramın bir parçasıdır ve kelime olarak“ ben” anlamına gelmektedir.
Freud, insanın toplum içerisindeki sosyal durumunu analiz ederek, karar ve yargı mekanizmalarını çözmeye çalışmıştır. Bu
Kişilik dediğimiz şey, kişinin bütün bedensel özelliklerinin, içgüdülerinin, dürtülerinin, eğilimlerinin, kazanılmış deneyimlerinin, zihinsel özelliklerinin bir bütünüdür. Bu sebeple insana dair iyi veya kötü tanımlanan her şey aslında kişiliği oluşturur. Kişiliklerimiz günlük hayatımızı etkileyen önemli faktörlerin başında gelmektedir. Bireyin mutlu ve doyumlu bir yaşam sürmesinin önce kendisi, sonra çevresi ve topluma doğru yayılan olumlu yansımaları olacağı kabullenilmektedir.
21