SozSehri Sayı 5 | Page 38

Durursa zencir-i saat durur dakka durur tık tık Çünan ömrün tamamında ruha derler hemen çık çık (Çünan: Öyle, böyle) Bu beyit, Ölüm ve Ötesi10 adlı kitabın Mehmed Emre tarafından yazılmış takdiminde şöyledir: Bitince zencir-i sâat, durur rakkas demez tık tık Çünan ömrün hitamında denir câna hemen çık çık Kısmetindir gezdiren yer, yer seni Arşa çıksan akıbet yer seni.5 Sivas’ta Mustafa Darıcı’dan derlediğim bir başka manzume de şöyledir: Bütün dünya benim olsa gitmez gamım, nedendir bu Ta ezelden toprağından yaratılmış bu tendir bu Giden gelmez, gelen durmaz, iki kapulu handır bu Sakın dünyaya aldanma makam-ı imtihandır bu6 Bu manzumede geçen mısralara benzer söyleyişlere rastlıyoruz: Prof. Dr. Adem Ceyhan’ın, “Sivaslı Sarıhatipzâdeler Ailesine Ait Yazma Bir Mecmua” başlıklı çalışmasında, okuyanlara ders ve ibret verecek bazı bilgece beyitlerin mecmuayı süslediğini, şâiri bilinmeyen ve hikmet vadisinde hayli bilgece şiirler olan “lâ-edrî” beyitleri naklederek ilk beyti şöyle veriyor: Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu Ezelden derd [ü] gamm ile binâ olunmuş [olmuş] bedendir bu (vr.62b) 36 Adem Ceyhan, Nüzhet Ergun’da bulunan bir mecmuaya göre bu beytin ikinci mısraı III. Murad’ın; “İçip mest-i müdâm olsam gamım gitmez nedendir bu” mısraına cevap olarak Bâkî tarafından; “Ezelden gam ile bünyâd olunmuş bedendir bu” şeklinde söylendiğini kaydediyor.7 Referans olarak da Sadeddin Nüzhet Ergun’un kitabını8 veriyor. Beyit şöyle: “İçip mest-i müdâm olsam gamım gitmez nedendir bu” ( III. Murad) “Ezelden gam ile bünyâd olunmuş bedendir bu” (Bâkî) Bu beyit ile ilgili olarak bir hikâye de şöyledir: Hayati İnanç 1.9. 2013 tarihinde Sivas Kitap Günleri’nde yaptığı konuşmada, Yavuz Sultan Selim ve Şair Vehbî ile ilgili olarak bir beyit okumuş ve hikâyesini şöyle anlatmıştı: “Yavuz Sultan Selim’in sert bir hitabına mâruz kalan ve gücenerek İstanbul’dan ayrılan Şair Vehbî Van’a giderek izini kaybettirir. Van Müftüsü’ne, okur yazan olduğunu biraz da şiirden anladığını, kâtip olarak yanında çalışmak istediğini söyler ve işe başlar. Neden sonra Yavuz Sultan Selim, Vehbî’yi göremeyip vezirlerine sorunca, “nerede olduğunu bilmiyoruz” demişler. Padişah “tez bulun” diye hiddetlenmiş. Akıllı bir vezir padişaha, “siz bir mısra söyleyin Osmanlı ülkesinde her yere yollayalım, mısrayı kim tamamlarsa ona hediye verelim, mutlaka Vehbî de bunu tamamlayanlar arasında olacaktır” teklifini yapar. Yavuz hemen, “Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu” mısraını söyler. Padişahın söylediği birinci mısra ülkenin her tarafına gönderilir. Van Müftüsü de mısraı tamamlamaya çalışır ve yazdığını Vehbî’ye gösterir. Vehbî yazılanı beğenmez ve nazik bir şekilde “şu kelimenin yerine şunu koyarsak daha iyi olur” diyerek ve bütün kelimeleri değiştirerek tamamen kendi söylediği mısra ile beyti şöyle tamamlar: Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu Ezelden gam türâbıyla yoğurulmuş bedendir bu Yavuz, gelen beyitleri inceler ve beğendiği mısraı yazanın kim olduğunu sorar. Van Müftüsü diye cevap alır: O zaman kâtibe, Van Müftüsüne hitaben şöyle yazdırır: “Hediyeni yolluyorum. Sen de yanındakini gönder!”.9 Anneannem Sivaslı Zekiye Çermikli(1890-1969)’den derlediğim bir beyit şöyledir: Halk Bilimi (Folklor) âdeta hayatın şiiridir. Çok geniş malzeme içeren ölüm konusundaki sözlü kültürümüze ait atasözleri ve deyimler başka bir çalışmada ele alınacaktır. Sivas’ta derlediğim bir efsanenin iki varyantıyla bu konuyu şimdilik bitirelim. Herkes Akranı ile Gitmeli Hz. Süleyman Peygambere, Allah tarafından, “istersen sana ölüm vermeyeyim” haberi iletilmiş. Hz. Süleyman; “Bir danışayım, hayvanlara sorayım” demiş. Bütün hayvanlar, iyi olur demişler. Fakat kirpi itiraz etmiş ve şöyle demiş: “Ölmez isen, ihtiyarlarsın, gücün kuvvetin azalır, herkese gülünç olu