SozSehri Sayı 5 | Página 36

şiirleri Ruhsatî’ de de bulabilmekteyiz. Ancak zamana ve mekâna bağlı olarak konuyu ele alış tarzında ve üslupta, âşıklar arasında farklılık gözükür.
Ruhsatî’ nin şiirleri incelendiğinde en çok Karacaoğlan’ ın etkisinde kaldığı görülür. Bilhassa beşerî aşk konulu deyişlerinde, bu etki daha fazladır. XVII. yüzyılın güçlü temsilcilerinden Âşık Ömer ve Gevherî’ nin de Ruhsatî’ de etkisi görülür. Bilhassa“ divan” larında Âşık Ömer’ in etkisi daha belirgindir. Ayrıca Ruhsatî, Pir Sultan Abdal, Kul Himmet Üstadım Dadaloğlu gibi âşıklarla, çağdışı âşıklardan Dertli ve Seyranî’ nin de etkisinde kalmıştır. Kendisi de sağlığında bizzat, öldükten sonra da şiirleriyle pek çok âşığa ustalık yapmıştır. Ruhsatî’ den etkilenen âşıkların başında oğlu Minhacî gelir. Öyleki halk, çoğu zaman ikisinin şiirini birbirine karıştırır olmuştur. Her ikisinin şiiri de dil, üslup ve konu bakımından oldukça benzerlik gösterir. Ancak Minhacî’ nin şiirlerinde daha yanık ve daha içli bir eda hâkimdir. Minhacî’ den başka Meslekî, Zakirî( Noksanî), Emsalî ve Tabibî gibi âşıklar da Ruhsatî’ den etkilenmişlerdir. Ayrıca Bekir Kılıç, Ehramî, Gafilî, Hamza,
Hitabî, İsmeti, Kelami, Kenani, Memiş Eroğlu, Muzaffer, Nedimî ve Zakir gibi günümüz şairlerinin âşık olmalarında Ruhsatî’ nin şiirlerinin etkisi olmuştur. Bu etkilenmede asıl sebep, onların Ruhsatî’ yi usta kabul etmeleridir. Sözünü ettiğimiz âşıklar, pek çok şiirlerinde Ruhsatî’ nin işlediği konuları işlemişler, aynı kafiyeyi kullanmışlardır. Öyle ki zamanla adına“ Ruhsatî” kolu diyeceğimiz kol ortaya çıkmıştır.
Tespitlerimize göre, Ruhsatî hakkında on kitap, iki bildiri, bir lisans, bir doktora tezi ve bilhassa şiirlerinin ağırlıkta olduğu otuz kadar yazı yazılmıştır. İlk olarak Ruhsatî’ den söz eden Eflatun Cem’ dir.
“ Zenginin züğürdün vasfın edeyim Züğürt nere varsa han da bulamaz Zengine baklava börek çekilir Züğürt arpa darı nan da bulamaz Zenginin yoluna çıkarlar karşı Aralıkta kalır züğürdün başı Zenginler giyerler kutnu kumaşı Züğürt bacağına don da bulamaz Zenginin yoluna olurlar türap Züğürt nere varsa her işi harap Zenginler giyerler kundura çorap Züğürt ayağına gön de bulamaz Zenginin faytonu dağlardan aşar Züğürt düz ovada yolundan şaşar Zenginin helvası bal ile pişer Züğürt herlesine un da bulamaz Zenginin iki üç kat olur damı Gece şule vermez züğürdün mumu Kızılırmak gibi zenginin demi Züğürt damarında kan da bulamaz Zengin nere varsa ırahat olur Züğürdün her işi kabahat olu Zenginin kefeni dokuz kat olur Züğürt kefenine yen de bulamaz RUHSAT bu güftarı yazar bitirir Züğürdün vasfını yazar bitirir Zengin zemheri de terler oturur Züğürt ağustosta gün de bulamaz”
17