OCAK - ŞUBAT - MART 2016
Paris’te
dolu dolu 5 gün...
Rukiye TOY
“Azizim bu şehir ne zaman
benim üzerimde tesir
etmez hale gelecektir.”
TOLSTOY
Beş gün sürecek olan Paris gezimiz
için St. Denis’te State de France yanında
Novotel‘e giriş yapıyoruz. Eşyalarımızı
bile yerleştirmeyi beklemeden
valizlerimizi bırakıp çıkıyoruz otelden.
Paris arabayla gezilmez yürüyerek
gezilir kuralına uyuyoruz biz de aracımızı
otelin garajından çıkarmıyoruz beş gün
boyunca. Paris’te en kolay ulaşım aracı
metro, beş günlük Paris Pass kartlarımızı
alarak koyuluyoruz yola.
Paris muhteşem bir metro ağına sahip,
bazı istasyonlarda değişik katlarda
değişik bölgelere giden metro ağlarına
geçebiliyorsunuz. Metronun her katında
müzisyenlerle karşılaşabiliyorsunuz.
76
Ancak metrolar günümüzdeki İstanbul
metrosu ile karşılaştırılınca oldukça
pis. Metroların içindeki koltuklarda
çizik olmayan yok neredeyse. Belli
bir saatten sonra ise sarhoşlara
dikkat etmek gerekebiliyor. Bu ailece
gerçekleştirdiğimiz bir gezi rehberimiz
ise kayınbiraderim ve sevgili eşi. Onların
davetlisi olarak gittiğimiz Avrupa
turumuzda gezmeye nereden başlasak,
insanlarla nasıl iletişim kursak diye
düşünmüyoruz. Bu yüzden çok şanslıyız.
Paris’in sembolü Eiffel Kulesi ile
başlıyoruz, görmek ilk güne Eiffel’e
çıkmak ise son güne nasip oluyor. Bu
kule 1889 senesinde, bazı söylentilere
göre Expo Fuarı için, bazı söylentilere
göre devrimin 100. Yılı için yapılmış.
Kimilerine göre “Koca bir demir yığını”
kimilerine göre “Dünya’nın en harikulade
sanat eserlerinden biri” bu 365 metrelik
kulenin kendine has bir atmosferi
var. Kuleye çıkmayı istiyoruz fakat
uzun kuyruğu görünce kuleye çıkmayı
erteleyip yakınındaki muhteşem park
alanına doğru yöneliyoruz. Champ de
Mars adındaki bu yeşil alanı geziyoruz.
1500’lü yıllarda tarım için kullanılan
bu alan bugün turistlerin dinlendikleri,
Eiffel Kulesi’ni arkalarına alarak
fotoğraf çektirdikleri bir alan, biz de bu
kuralı bozmuyoruz ve bolca fotoğraf
çektiriyoruz.
Zafer Takı’nı görmek üzere yürümeye
devam ediyoruz. Napolyon Bonapart,
Austerlitz Savaşında galip gelen Fransız
askerlerinin Paris’e geri dönüşünde Zafer
takının altından geçerek döneceklerini
söylemiş ve 1806 yılında buranın
yapılmasını emretmiş.1840 yılında
Napolyon Bonapart’ in mezarı bu anıtın
altından geçirilmiş dört tarafında savaşı
anlatan heykeller var. Savaşa gidiş,
dönüş ve zaferler anlatılıyor. Ziyaretçiler
anıta çiçekler koyarken biz de muziplik
yapıp ellerimizi açarak birer Fatiha
okuyoruz.
77