SozSehri Sayı 4 | Página 76

Kudüs’ün Elleri Yüreğimizde... Beraberce adım adım arşınlayalım Kudüs beldesini. Bir sabah namazı ezanıyla, ılık havası, mis gibi sabah rüzgârıyla, sokaklarında tarihi dokusunun muhafaza edildiği Mescid-i Aksa`ya doğru yürüyelim. Dua ile... Yarının bugünden daha güzel olacağı umudu ile... Geçmişlerimize selam ile… Oğlu Süleyman Peygamberin yapımını tamamlayacağı, Müslümanlara ilk kıble olacak olan haram mescitlerinin üçüncüsü kabul edileceği: Mescid-i Aksa... Nasıl da heyecanına tanık ediyor bizi, kendisine Peygamberliğin ve mucizelerin bahşedildiği Peygamber. Emrine verilen cinlerin görev dağılımıyla durmaksızın, yorulmaksızın her bir yerden topladıkları mücevheratları, kokuları, incileri, altınları, yakutları zamanla yarışırcasına getirmelerini izliyoruz. İnsanların, cinlerin ve hayvanların inşa ettiği Mescid-i Aksa’ nın yapımını takip ediyor Süleyman Peygamber. Ecelinin yaklaşmakta olduğunu anlayınca yalvarıyor Rabbine. Eğer ahirete intikal ettiği anlaşılırsa Mescidin tamamlanmasının aksayacağı ihtimaliyle niyazda bulunuyor son kez. Sema COŞKUN ÜNAL Peygamber dahi olsa emaneti bedenden almadan gitmeyen Azrail, Hükümdar Peygamberi asasına dayalı halde iken ruhunu teslim alıyor. Duanın kabulü bir mucizedir ya, rivayetlere göre; Hz. Süleyman’ın cesedi bir sene boyunca bozulmamıştır ve öldüğünü kimse fark edememiştir. Ancak asasını kemirip cansız bedenini yere düşüren bir kurtçuk vesilesiyle anlaşılmıştır. Ey Rabbüssemavati vel’ard... Sana sonsuz şükürler olsun. Neydi içimizde filizlenen, bizi bu yolda engel tanımaz kılan, peşi sıra yürüten, kolumuzdan tutarak bereketli topraklara sürükleyen mana? Hz. Süleyman’ın inşa ettiği kutsal mabed mi? Çeşmesinden bir yudum su nasiplenmemizle, ruhlarımızı tekrar susatan ve kurumuş çorak toprakta Hacer misali bir yudum su ararcasına, Safa- Merve’mizde ülkeler arası say yaptıran güç neydi? Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Miraca yolculuk yapması mıydı? Neydi aradığımız; 74 Hz. İsa’nın doğup yaşadığı mekânlar mı? Üç ilahi dini buluşturan, kendisinden dinlerin gerdanlığı olarak bahsedilen bu tılsımlı şehrin esrarını sağlayan neydi sahi? Bismi Hû... Attığımız her adım bize, her taşında hatıraları olan hikâyeleri yaşatıyor. Tarih gözlerimizde canlanıyor adeta. Fethinin coşkusunu hissettiğimiz Hz. Davut geçiyor hızla yanımızdan sanki. Mescid-i Aksa’nın temelini atıyor. Boşuna değildir dünyanın Mescid-i Aksa üzerinde düğümlenmesi. Semavi dinlere ve peygamberlere beşiklik etmiştir, tarih tarih nakşettiğimiz bu mukaddes topraklar. Hz. İsa’nın doğduğu, yaşadığı, çarmıha gerildiği ve öldüğü topraklardı Hristiyanlara göre. Onun geçtiği yollardan geçmek onları kutsayacak ve hacı olmalarını sağlayacaktı. Yahudilere göre ise; Mescid-i Aksa’nın altında olduğuna inandıkları Süleyman mabedinin ve içinde eski ahidin olduğu Hz. Musa’nın sandığının olmasıydı. Her ikisine de sahip olmanın yolu Mescid-i Aksa’nın yıkılmasından geçiyordu. Çocuklarına ilk öğrettikleri kıbleleri Mescid-i Aksa, dua ise Tevrat’ta geçen Hz Davud (as)’ın duası idi. « Ey Yeruşalim (Kudüs), seni unutursam sağ elim kurusun! Seni anmaz, seni sevincimin baş tacı etmezsem dilim damağıma yapışsın.» Mezmurlar, 137 Yüreğimize bir sızı girdi bıçak gibi. Neden Kudüs’ü bir Yahudi kadar sahiplenemedik? Onlar kadar koruyamadık sorgularıyla sancılanıyordu ruhumuz. Dolan gözlerle Mescid-i Aksa’ya atıyoruz “ Bismillah “ ile adımımızı. Zeytin ağaçlarıyla sarmalanıyor, mis gibi kokusu ile asrı saadete gidiyor ve Alemlerin Efendisi (as) ‘a selam yolluyoruz. Derin bir nefes çekiyoruz içimize. “Neydi?” diye sual etmiştik ya hani. İşte şimdi cevap ile karşı karşıyaydık. Mekke’ye, Medine’ye varıldığında yaşanan coşku nasılsa, karşımızdaki manzara ile de aynı duyguları yaşadık. Yüreklerin titrediği, gözlerin dolup boşaldığı, Miraç’ın gerçekleştiği, Allah’a en yakın olan noktada dizimiz üzerine çöktük ve el açtık Rabbülalemin’e. Bildik içimizde filizlenen, susatan özlemin, pervane gibi döndürenin İsra Suresi’nin birinci ayeti olduğunu. « Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu ( Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. » Etrafının bereketli kılındığı mübarek topraklarda buluşmak dileğiyle... Arayalım. 75