Aidiyet duygusu
Ayşe BENEK KAYA
ve biz
içinde bir yere ait görmesi ve bir gurubun üyesi olması şeklinde ifade edilebilir.“ Aidiyet”, tek başına bir değer ifade etmez. Ona bizler anlam kazandırırız ya da anlam dışı bırakırız. Dozu insandan insana değişeceği gibi, kimileri için de gereksiz gibi görülebilir.
“ Aidiyet duygusu”, uzmanlara göre insanlar için temel bir ihtiyaçtır. Yemeiçme, barınma, korunma ve benzeri ihtiyacımızdan sonra“ ait olma” ihtiyacımız gelir. Çünkü ait olma, insanların neslini devam ettirebilmesi için gerekli olan bir duygudur ve her insanda mevcuttur. Eğer“ aitlik duygusu” olmasa, toplumlar meydana gelmez; insanlık, üreme ve çoğalma da olmazdı.
Çok merak ediyorum; acaba kaçımız“ AİDİYET duygusu” nedir? Nasıl bir şeydir? Bir ülkeye, bir öndere, bir partiye, bir sülâleye, bir gruba, bir dine yahut benzeri yapılara niye ait olmak isteriz? İnsana ne kazandırır yahut ne kaybettirir?” diye düşünmüşüzdür. İşte uzun zamandır bu konuyu düşünen ve bu sorulara cevap arayan biri olarak bu yazıyı kaleme almak istedim.
“ Aidiyet” kelimesinin sözlük anlamı;“ ait olma, ilişkinlik, ilişkin, ilgilendiren” dir. Yani toplumu meydana getiren insanların birbirlerine bağlı olma ihtiyacı ve duygusudur.“ Aidiyet duygusu” ise; kişinin kendini toplum
Dağda yaşayan canlıların sürüyle hareket etmesi, kendilerini daha güvende hissettikleri içindir. Bizlerin de toplu halde yaşaması bizi güvenli ve huzurlu kılar. İnsanlar, ait olduğu yerde kendini güvende hisseder. Dara düştüğünde, herhangi bir zorlukla karşılaştığında, bu durumdan aile bireylerinin yahut arkadaşlarının yardımıyla çıkar. Bu da bizim hayattaki yalnızlığımızı azaltır. Tabiri caizse;“ aidiyet duygusu” insanları bir arada tutan çimento gibidir.
İnsanın bireysel olarak“ ait” liği ilk hissettiği yer, anne karnıdır. İnsan daha dünyaya gelmeden anne karnında yavaş yavaş sesleri algılamaya başlar. Bazı seslere karşı ayrıca yakınlık duyar. O sesleri duyduğunda hep aynı tepkiyi gösterir. Doğar doğmaz da
29