OCAK - ŞUBAT - MART 2016
Tırnak aralarımda kalan boyalarla, “öd” ün buluşturduğu
parmaklarla ve her zaman bir şekilde burnumun ucuna gelen
boya damlalarıyla...
Sevdiği işi yapmalı insan, başkalarına da sevdirebilmek
için. Aksini düşününce olmuyor çünkü. İnsan sevmediği bir
işi yaparken başkasına sevdirmiyor. Hatta nefret ettiriyor,
uzaklaştırıyor, içinde olan o işi yapma isteğini de alıp götürüyor.
Sene 2005, herşey sıvı dolu bir teknenin içine düşen damlalarla
başladı. Yaparken ne kadar mutlu olduğumu, ortaya çıkan
sonuçların beni ne kadar tatmin ettiğini dün gibi hatırlıyorum.
Çünkü bugün aynı heyecan ve aynı hayranlıkla devam ediyorum
işime. Bu kadar anlattıktan sonra işimi merak ettiniz biliyorum.
Sizi daha fazla merak ettirmeden söyleyeyim; Ebru Kursu
eğitmeniyim ben. Yani hobimden para kazanıyorum. Sanırım
bu milyonlarca insanın hayali; en sevdiği şeyi meslek haline
getirmek. Kendimi dünyanın en şanslı insanlarından biri
olarak varsayıyorum. Hem işimi hem de kendimi seviyorum.
Çünkü biliyorum kendini sevmeyen insan hiçbir şeyi sevemez.
İnsanın hayattan tam anlamıyla zevk alabilmesi için gerekli
iki elementin bir tanesidir bence işini sevmek. ikincisi de eşini
sevmektir. Onu da çok seviyorum. Sevdiğiniz iş ve eş sizinle
birlikteyse yaşamınızın neredeyse her anında; iş yerinizde ve
evinizde, mutlu olursunuz. Ben de mutluyum. Mutluyum, bu
enerjimi kursuma gelen insanlarla paylaşıyorum ve kısa zaman
önce beni mutlu eden, bu mutluluktan kendime pay çıkarmama
vesile olan bir olayı size anlatmak istiyorum. Hastalıklar ve
akabinde psikolojik sorunlarla mücadele eden bir kadın geldi
kursa, tanıştık. Ebru ile ilgili kısa bir araştırma yapmış kendisi.
Psikolojik tedavisine şifa olacağını düşünmüş. Gerçekten de
ebru sanatı aslında en yalın haliyle insanın halet-i ruhaniyetinin
tekneye zuhur etmesidir. Bahsettiğim kursiyerim ilk geldiği
zaman inanmıştı ebru’nun ona iyi geleceğine. Gerçekten de
zaman içerisinde büyük değişim gösterdi. Her yeni çalışması bir
öncekinden daha güzel, daha renkli, daha iç açıcıydı. Nerden
baksak tanışalı 2 sene oldu, ilk geldiği günü ve bugün arasındaki
fark o kadar bariz ki. Evet, Ebru Sanatının insan psikolojisine
olan faydası yadsınamaz fakat bu başarı önce kursiyerimin
kendine inanmasından sonra da sevmesindendi. Kendisi
Kurs dışında da gelip konuşur, anlatır. Sorunlarıyla barışmış,
insanlarla iletişim kurar hale gelmiş. Buna vesile oldum
demiyorum, ama küçücükte olsa payım varsa bu beni dünyanın
en mutlu insanı yapar. Amacım da zaten, mesai doldurup
gitmek değil, işimi sevdiğim kadar insanlara da sevdirmek.
Umarım başarabiliyorumdur. Tırnak aralarımda kalan boyalarla,
‘öd’ ün buluşturduğu parmaklarla ve her zaman bir şekilde
burnumun ucuna gelen boya damlalarıyla ben bu işi gücüm
kuvvetim müsaade edene kadar yapmaya devam edeceğim.
Sevgili okuyucu; Seni de beklerim.
Renklerin Dansı
Seval ÜNSAL AYDOĞAN | EĞİTMEN
Tırnak aralarımda kalan boyalarla, ‘öd’ ün buluşturduğu
parmaklarla ve her zaman bir şekilde burnumun ucuna
gelen boya damlalarıyla ben bu işi gücüm kuvvetim
müsaade edene kadar yapmaya devam edeceğim.
40
41