SozSehri Sayı 4 | Page 28

“daramak” denir. “Kesek”, sıkışmış ve sertleşmiş toprak parçasıdır. Bostanlar, tarlalar hendek dediğimiz topraktan gelen arklarla sulanır, ekilen dikilen mahsulün tarhlarına; “maşala”, belli aralıklarla yapılan toprak yükseltisine; “tump” adı verilir. Çiftlik (çitlik gibi söylenir); bir çift öküzün sürebildiği alan, “evlek” ise bir elin saçtığı tohumun yayıldığı toprak yüzeyidir. Kara toprak denilen humuslu topraklar verimli topraklardır. Bu sebeple, toprağın ürününün sürekli oluşunu ve bereketini belirtmek için Sivas’ta ; “Bir karış toprağın(evleğin) verdiğini bir padişah vermemiş” denir. Bu söz yurdumuzda şu şekilde de söyleniyor: “Bir evleğin verdiğini bir devlet veremez.” Eski bir inanış ve uygulamaya göre, hasta kimseler ya da hastalıktan korunmak isteyenler, “bedenimizde bir hastalık varsa taşa toprağa geçsin” diye toprağa yatırılırdı. Yine anneler, sık olmamakla birlikte, yazın taşa değil toprağa oturmayı öğütlerler, temiz topraklar üzerinde yalın ayak gezmenin de faydalı olduğunu, toprağın vücuttaki, ayaklardaki sızıları aldığını söylerlerdi. Hattâ, karların eriyip, baharın gelmesiyle güneşin doğayı ısıtmasıyla topraktan buharlar yükselince, toprağın kendine has bu kokusunu şifaya kavuşursunuz diye sık sık solumayı tembih ederlerdi. Halk inancına göre, bazı yatırların, şehitlerin, kutsal mekânların toprağı dertlilere, hastalara ümit ve şifâ kaynağı kabul edilir. Böyle yerlerin toprağını ufak bir çıkın yapıp üzerinde taşıyanlar olduğu gibi, suya katıp içenler, hattâ yiyenler ve bu mekânların