Sivil Toplumun Sesi DERGİ 1.SAYI | Page 31

31 oradaki düzen bozulmaması için bu tür faaliyetlerde bulunuyoruz. Zaman zaman öğrencilerimizin istek- lerini almak için öğrenci temsilcileri ile görüşüyoruz daha iyi neler yapılabilir neler istiyorsunuz diye öğ- renciler kantinlerde boş vaktini geçirmek ve der çalışmak istiyor bizde bütün kantinci arkadaşlarımızla görüştük bütün kantinlerimize internet bağlattık Sorunlar şikayetler beklentiler Üniversitelerde ve gördüğümüz ve maalesef engel olamadığımız dışarıdan yiyecek getirmeleri çünkü bir çok üniversitede polis teşkilatının yakaladığı ekmek arası hap uyuşturucu getiriyorlar. Hedefleriniz projeleriniz Projelerimiz üniversitelerle anlaşmak kaydıyla kütüphane eksikliği gidermek en büyük hedefimiz. Çün- kü öğrencileri ihtiyaçlarını olabileceği karşılamak için her üniversitede 2 tane alanda olmak kaydıyla kütüphaneler oluşturmak öğrenciler ihtiyaç olduğunda gelip kitabını alsın işini görsün geri getirsin en büyük hedefimiz bunlardan biride etüt gibi erler oluşturmak çünkü üniversitelerde en büyük eksiklik bu AMACIMIZ SADECE EĞİTİM AMA TERÖR AMA BİZİ TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN ETTİLER Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir şubesine 1997 yılında üye olan ve senelerce bağlı bulundu- ğum kurumda yedi sekiz meslektaşımla her ay para toplayıp şubeye düzenli para gönderen Gönül Kaya Ergenekon olaylarında en çok yıpratılan kurum olduğunu belirten ve sadece eğitimin ilerlemesi için uğraştıkları halde terör örgütüymüş gibi muameleyi hiç hakketmediklerini belirtti. Şube başkanı Kaya sözlerine şöyle devam etti; merhabalar, öncelikle size teşekkür ederim, derneğimizi ve şubemizi tanıtmak istediğiniz için. Jeoloji yüksek mühendisi olarak kamu kurumunda çalıştım yirmi bir yıl. Sonra kamunun içinde bulunduğu durumdan rahatsız olduğum için, yani Türkiye’deki 1980 sonrası gelişmeler ve özelleş- tirme politikalarına ters düştüğüm ve kamunun içinin boşaltıldığını gördüğüm için yirmi bir yıllık meslek hayatımı bir hafta içerisinde sonlandırarak emekliye ayrıldım. Kırk beş yaşındaydım. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir şubesine 97 yılında üyeydim ve bağlı bulunduğum kurumda yedi sekiz mes- lektaşımla her ay para toplayıp şubeye gönderiyorduk. Ve kendimize her yıl üç öğrenciyi okutma hedefi belirlemiştik. Çağrı yapılmıştı kimi arkadaşlarım tarafından ama ben mesleğimi sürdürdüğüm ve küçük oğlum henüz dokuz yaşında olduğu için aktif olarak dernekte çalışamıyordum. 99 yılının Temmuz ayında emeklilik dilekçemi verdikten sonra bir bir buçuk ay kadar kendime bir zaman tanıdım ve sonra derneğe gidip çalışacaktım. O yıl biliyorsunuz 17 Ağustos depremi oldu ve o depremden dolayı çok etkilendim ve hemen derneğimize gittim. Derneğimiz o zaman deprem bölgesinde rehabilitasyon mekanları açıyordu; okullarda gruplar oluşturmuştu. Gerçekten Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin Marmara depreminde organizasyon olarak çok büyük deneyimler kazandığını gördüm. Adeta bir efsane olmuş genel başkanımız Türkan Saylan, bu deprem ve sonrasında çok büyük deneyimler kazandığını pek çok yerde ifade etmiş- ti. Ve biz de gençlerimizle birlikte o zaman çocukların yaşamış olduğu travmayı atlatmalarına yardımcı olmak amacıyla her hafta gruplar halinde bölgeye gidiyorduk. Ondan sonra da orada ciddi anlamda pre- fabrik binalar, rehabilitasyon merkezleri falan yapıldı. Kamuoyunda da çok güvenilirliği olan bir dernek olduğu için, iki kurum yanlış hatırlamıyorsam, Bakanlar kurulu kararıyla özel olarak para toplama yasası çıkartıldı. Ve gerçekten büyük bir faydaya dönüştürdü bunu orada yaşayan insanlar için. Uzun çalışmalar yapıldı. Benim aktif olarak derneğimde ilk defa katıldığım faaliyet bu bölgeye gitmek oldu bir haftalığına