Sivil Toplumun Sesi DERGİ 1.SAYI | Page 19

19 ruları oluşturuldu. Denizin mavisi kadar ağacın yeşiline de değer veriyoruz, elimizden geldiğince hem bi- reysel hem de derneğimiz ile etrafımızı yeşillendirmeye çabalıyoruz. Bizler denizleri korumayı denizde öğrendik, denizden sonra ikinci evimiz olan karada da bunun yeşili korumak, doğayı sevmek ile olduğunu çok iyi biliyoruz. Bir bataklıktan bile Orman Çiftliği yaratan Ulu Önder Atatürk’ü örnek alarak, çevremizi güzelleştirmeye devam edeceğiz. Bu sebeple oluşturulan koruların her sene çoğalarak devam etmesini, geleceğimize daha fazla oksijen daha fazla yaşam imkanı bırakmayı hedefliyoruz. Bu konuda bize destek vermek isteyen herkese kapımız da açıktır. Ayrıca denizcilik ile ilgili bilgi almak isteyen, meslek olarak denizciliği seçmek isteyen tüm öğrencilerimize de kapımız her zaman açıktır. Bizlerden bilgi/birikim ve anılarımızdan her zaman faydalanabilirler. - İzmir ile ilgili sorunlarınız, şikayet ve beklentileriniz nelerdir? İzmir’den bir şikayetimiz yok, şube olarak zaten üyelerimiz ya İzmirli ya da benim gibi İzmir’de yaşamayı seçen burayı insanı, doğası ve havası için seven, gönül bağı kuran insanlarız. Dünya üzerinde gitmediği yer çok az olan bu insanlar bile burada yaşamayı seçiyorsa bence İzmir’de çok güzel şeyler olmalı. İzmir’in daha fazla yeşilliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum, bunu sadece belediyelerden beklemek de olmaz. Hem bireysel olarak hem STK’ların liderliğinde yeşilliksiz tek bir kare bile bırakmamak; burada doğan, büyüyen ve ya burada yaşamayı seçen bizlerin görevi olmalıdır. İkinci olarak deniz kirliliği ile ilgili büyük sınavlar vermiş güzel şehrimizden ve onun insanlarından denize çöp atılması konusunda daha duyarlı olmalarını bekliyorum. İzmir’de pis bir sokak bulmak, çöpleri sav- rulmuş mahalleler görmek çok zorken sahillerimizin çöp dolu olması cidden üzücü geliyor. Burası denizci bir şehir, sohbeti ya deniz üzerinde ya deniz kıyısında yapan bir şehir, denize dönüp bakabilmek için onu korumak da lazım. Siz ne kadar dikkat ederseniz deniz de size o kadar güzel gösterir kendini. -Son olarak eklemek istedikleriniz? İzmir’de bulunan bütün STK’lar olarak güçlerimizi birleştirerek İzmirimizi ve tüm ilçelerini daha da yaşa- nabilir, Dünya’nın önde gelen bir şehri haline getirmeye uğraşmamız gerektiğini düşünüyorum. Mesela en çok Kadın istihdamının olduğu, en fazla yeşillik alana ve en fazla Mavi Bayraklı sahillere sahip şehir olsak hepimiz gururlanırız. Bunlar için yapılacak çalışmalarda bulunmaktan gurur duyarız. EN ÖNEMLİ FAALİYETİMİZ EĞİTİM’DİR. Derneğimizin adı Genç Tasavvufçuları Destekleme ve Geliştirme Derneğidir. 2010 yılı sonunda kurul- muştur. Halen iki temsilciliğimiz bulunmaktadır. Bunlardan biri Turgutlu’da diğeri İzmir-Levent’te- dir. Dernek, taassup çizgisine girmeden, Balkanlardaki anlayışı muhafaza ederek Türk tasavvufi düşünce- sinin yerleşmesi, tasavvufîliğin mükemmelliğinde kalmanın korunması, geliştirilmesi, yerleşmesi, gençlere faydalı olmak gayesiyle imkânlar dâhilin- de eğitim kalitesinin yükseltilmesi için yurt, dersha- ne ve okul açma çalışmalarında bulunmak ve mali durumu uygun olmayan öğrencilerin okutulmasına destek olmak amacı ile kurulmuştur. Bu konudaki faaliyetlerini 2010 yılından beri sürdürmektedir. Derneğimiz, dernek tüzüğümüzün DERNEKÇE SÜRDÜRÜLECEK ÇALIŞMA KONULARI VE BİÇİMLERİ başlıklı bölümünde kurs, seminer, konferans ve panel gibi eğitim çalışmaları düzen- lemeyi, amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmeyi, dokümantasyon merkezi oluşturmayı amaç edinmiştir. Bu amacın gerçekleştirilmesi için sağlı-