Sivil Toplumun Sesi DERGİ 1.SAYI | страница 14

14 FELSEFEMİZ ÇOCUK DEĞİŞİRSE TÜRKİYE DEĞİŞİR Devlet Opera ve Bale sanatçısı Selmin Günöz otuz ayrı eserde başrol oynamış. Sırasıyla İzmir Devlet Opera ve Balesinin sanat yönetmenliği ve müdürlüğünü yaptıktan sonra bir dönem de An- kara Devlet Opera ve Sanat genel müdürünün baş sanat danış- manlığını yaptıktan sonra emekli olmuş. Günöz emekli olduktan sonra da öğrenci yetiştirmeye karar veri- yor ve kendisine ait müzik kursu açıyor. “O kursa gelen çocukla- rı gördükçe, onlar ekonomik olarak durumu uygun olan, parayla çocuklarına ders aldırabilen ailelerin çocuklarıydı, kafamda hep yalnızca şanslı çocukların değil, ailesinin ekonomik durumu ye- tersiz çocukların da sanattan yararlanması gerektiği vardı” diyen Günöz 2016 yılının başında bu projeyi hayata geçirmeye karar vermiş ve bu hedefte tek başına yola çıkmış . Faaliyetleri gerçek- leştirmek için parası ve mekânı olmayan ama “istemek yapmanın yarısıdır” düşüncesiyle İkiçeşme Kadifekara arasını pilot bölge olarak belirleyerek harekete geçmiş. Ege Üniversitesin bilimsel araştırmalarında en çok göç alan bölgenin bu bölge olduğunu gö- ren Günöz, çocukların eğitilmediği taktirde suç işleme oranlarının bu bölgede fazla olacağı düşüncesiyle, zor olacağını bildiği halde bu bölgede orkestrasını kuruyor. Mekan ararken Türk Eğitim Gönülleri vakfıyla karşılaşıyor tesadüf eseri: “Bir eğitim birimi olduğunu tesadüfen öğrendim ve çat kap içeriye girdim. Bir projemin olduğunu söyleyerek onlara projemi anlattım ve bir yere ihtiyacım olduğunu söyledim”. Kendi bünyelerinde aynı bölgede ücretsiz eğitim kursları veren Türk Eğitim Gönülleri Vakfının da proje ilgisini çekmiş ve bu sayede yer bulunmuş. Yer bulunduktan sonra çocukların kullanacağı müzik enstrümanlarının bulunması gerekiyordu ve burada da arkadaşları Günöz’ün imdadına yetişir. Günöz arkadaşlarının desteği ile yirmi keman alıp yirmi kemancıyla başlarlar. Bütçenin karşılanabilmesi için de isim yapan bir devlet sanatçısı olan Gülsün Onay’dan bir klasik müzik konseri rica eder ve Onay da bu isteği tereddütsüz kabul eder. Adnan Saygun Kültür Merkezinde gerçekleşen konserde bin kişilik salonun bin bileti de satılır ve böylece toplanan paralarla projenin tüm eksikleri ve eğitimcilerin masrafları karşılanır. Daha sonra yine bir gönüllü konser düzenlenir. Bu defa Borusan Quartet’in gönüllü konseri ile bir yılın daha bütçesi çıkarılmış olur. Artık ayakta kalabilecekleri kanaatine varan Günöz geçtiğimiz sene derneğini resmi olarak kurar: “Bir resmi hüviyetimizin olması çok önemliydi. İnsanlar sanatsal yaşamımdan dolayı bana güveniyorlar ama ben huzursuz oluyorum. Para hassas bir konu; bizim bir kimliğimiz olsun, banka hesabımız olsun istedik. Bize gönül veren arkadaşlarımızla bir araya geldik ve derneğimizi kurduk. Derneğimizin adı Barış Çocuk Orkest- rası Koruma ve Geliştirme Derneği. Orkestranın adı da Barış Orkestrası, barış içinde yaşamayı öğrensinler diye. Bir yıldır derneğimiz var. Herkes canla başla çalışıyor. Amacımız daha çok çocuğa ulaşabilmek. Şu an 67 çocuğa ulaşabildik. Ne kadar enstrüman alabilirsek o kadar çocuk alabiliyoruz” diyerek derneğinin öyküsünü anlatıyor