SINAİ 8 | Seite 40

MAKALE SINAİ 40

EL YARALANMALARI

Prof. Dr. Bekir ATİK
Ersoy Hastanesi
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı
Fiziki ve sosyal açıdan sıkça kullandığımız organımız olan elimizi, doğru tedavi
yöntemleriyle iyileştirmeliyiz.
Ellerimiz sosyal hayatta en önemli organlarımızdır. Bedensel işlevlerimiz için ellerimize ihtiyaç duyduğumuz gibi iş hayatında birçok meslek grubunda eller birinci sıradaki işlevsel organımızdır.
Hem yaradılışı bakımından, hem de fonksiyonları bakımından karmaşık olan el, anatomik olarak şaşırtıcı derecede ince ve hassas dizayn edilmiştir. Ellerin çalışması adeta çok karmaşık bir makine gibidir. Elde oluşabilecek en ufak bir yaralanma, birbirine bağlı mekanizmalar nedeniyle, el işlevlerini bozacak düzeyde ağır sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle en ufak yaralanmalar bile bir doktor tarafından değerlendirilerek tedavi edilmelidir.
El yaralanmalarına hayatın her anında rastlanabilir. Evdeki birçok işimizi yaparken oluşabileceği gibi dışarıda trafik kazaları gibi durumlarda da ellerimizde yaralanmalar olabilir. Bununla birlikte en önemli ve ağır el yaralanmalarına iş yerlerinde rastlanır.
İş kazalarında oluşan yaralanmalarda el yaralanmaları yüzde 50’ den daha fazla bir orana sahiptir.
Bu yaralanmalar kimyasal, termal( ısı, alev), e- lektriksel yaralanmalar olabildiği gibi daha çok mekanik travmalar sonucu oluşur.
Eller anatomik olarak incelendiğinde dıştan içe; deri, kaslar ve kemikten oluşur. Bu yapıların fonksiyonel olması için de çeşitli düzeylerde birbiriyle bağlantılı damarlar, sinirler ve tendonlar( kiriş) mevcuttur.
Birbiriyle bağlantılı olan bu yapıların birinde veya birkaçında oluşacak bir yaralanma, elin fonksiyonlarını ciddi olarak etkileyecektir.
Elektrik yaralanmaları, çok kompleks yaralanmalardır. Elektrik akımı ellerden girdiği zaman vücudun diğer organlarını etkilediği gibi diğer vücut bölgelerinden giren elektrik akımı elleri de etkileyebilir. Yüksek akımlı elektrik çarpılmalarında hayati fonksiyonlar çok fazla ekleneceğinden mutlaka hayati fonksiyonlar o anda değerlendirilmelidir. Daha sonra ellerin değerlendirilmesi gereklidir. Yüksek akım olmasa bile ellerde bir elektrik yaralanması oluşursa çoğu zaman deri sağlam kalacaktır. Dışarıdan görülür bir şey olmasa bile mutlaka ellerin fonksiyonu değerlendirilmelidir. Çünkü elektrik akımı tendonlar, sinirler ve damarlar boyunca yayıldığından bu yapılarda kalıcı hasarlar meydana gelebilir.
Kimyasal ve termal yanıklarda ilk yapılacak işlem bol su ile yıkamaktır. Bu işlem her ortamda yapılabilir ve daha sonra hasta doktora ulaştırılır.
El yaralanmalarında en çok rastlanan durum ise travmatik yaralanmalardır. Gerek el aletleri ile gerekse yüksek hızlı makineler tarafından oluşur. Böyle bir yaralanmada eğer elde bir kanama söz konusu ise el için özel hazırlanmış bir tespitleyici, yoksa bir tahta parçası veya sert plastikten düz bir materyal ile el sarılır. Kanamayı kontrol etmek için elin kalp seviyesinden yüksekte bir vaziyette olması kanama kontrolü açısından yeterlidir. El asla çok sıkı bir şekilde sarılmamalıdır. Bütün bunlara rağmen kanama durmuyorsa yaralanma bölgesi basit bir kompresle baskı altına alınır. Yaralanma neticesinde kopan bir parça var ise nemli bir bezle sarılıp poşet içerisine konur. Daha sonra bu poşet içi buzla doldurulmuş başka bir poşetin içine konur ve hastaneye hızlı bir şekilde ulaştırılır.
Hastane şartlarında değerlendirilecek ilk şey kan damarlarının çalışıp çalışmadığıdır. Önce damarlar kontrol edilir eğer damarlarda bir tıkanıklık kesilme yada kopma sözkonusuysa çok hızlı hareket edilmelidir ve o damarlar yeniden uç uca dikilerek içinden kan geçmesi sağlanır. Bu aşamada kemikteki kırıklar sinir ve tendonlardaki yaralanmalar tamir edilmelidir.
Eğer parmaklarda ya da elde bir kopma söz konusuysa kopan parça yerine yerleştirildikten sonra tendonlar, sinirler dikilir. Bu durumda en önemli şey, kan damarlarının dikilmesi ve onların içinden kanın sağlanmasıdır.
Yaralanmalar ve kopmalarda en şanslı grup keskin bir cisim ile kesilen eldir. Böyle bir durumda sonuçlar çok daha başarılıdır. Eğer ezilme ya da dönme şeklinde bir yaralanma söz konusu ise gerek kopmalarda gerekse kopmadan oluşmuş yaralanmalarda damarların tamiri oldukça zordur. Damarlar tamir edilse bile el canlılığını sürdüremeyebilir.
Bütün dünya ile birlikte ülkemizde de sanayileşmenin artmasıyla el yaralanmalarında bir artış gözlenmektedir. Bununla birlikte sevindirici olan, iş yerlerinde işyeri hekimlerinin artmasıdır. El yaralanmalarında önleyici hekimlik sayesinde yaralanmaların azalmasını, yaralanmalarda da ilk müdahalenin bilinçli yapılmasını sağlayarak tedavinin başarısını artıracaktır.