25
SINAİ
ILKLER
MADALYONUN DAHİ YÜZLERİ
Öyle faydalı buluşlara hayat verdiler ki, insanlık için asla ölmeyecekler… İşte
hayata 1-0 yenik başlayan dahilerin, bilim, teknoloji ve sanat dünyasını dirilten ilkleri…
Nobel’den Hawking’e, Konfüçyüs’ten
Ferrari’ye… Maddi, manevi ve fiziki
imkansızlıklarına rağmen dünyanın
gelişmesi için efor sarf eden kişilikler
bugün ‘hayranlık’la andığımız ilklerin
de sahibi... Kraliçe’nin takdim ettiği
Britanya İmparatorluğu Kumandanı nişanına sahip Oxford’un dahi
çocuğu Stephen Hawking’in bilimsel
başarılarına, Konfüçyüs’ün bilgeliği ve azmiyle milyonları kendine
imrendiren duruşuna, kimya ehli
Nobel’in dünyanın en prestijli
ödüllerinden birine soyadıyla ilham vermesine, Walt Disney’in
Hollywood’un kapılarını kalem
darbeleriyle aralamasına hangimiz hayran olmayız ki?
Harap bedenden
fışkıran deha
1942 doğumlu İngiliz
fizikçi Stephen Hawking,
okul dönemlerinde
hareketli ve sağlıklı bir
öğrenciydi. Oxford
Üniversitesi´nin Fizik
bölümünü birincilikle bitirdi. Hayatının
kabus dolu günleri,
tedavisi olmayan
ALS Motor Nöron
hastalığına
yakalanmasıyla
başladı. Beyni
dışında tüm
vücudu çöken Hawking,
klasik müzik
dinleyip bilim kurgu
romanları
okumaya
başladı. 2
yıl ömür biçilen, ancak ailesinin ve
hocası Scima´nın yoğun ilgisi ve
sevgisiyle hayata tekrar bağlanan
Hawking doktorları yanılttı. Eşinin
yardımıyla yüksek lisansını, ardından
doktorasını yaptı ve profesör oldu.
1978 yılında teorik fizikteki en büyük
ödül olan Albert Einstein ödülünü
aldı. 1982 yılına gelindiğinde artık
dünyanın dört bir tarafından ödüller
yağmaya başlamıştı. Kraliçe tarafından verilen Britanya İmparatorluğu
Kumandanı nişanı bunlardan biriydi.
Küresel ısınmayı ilk ortaya atan Stephen Hawking oldu. Big bang, sonsuz
evren ve karadelik gibi önemli teorilerin ve verilerin sahibi olan Hawking
acı çekerek zirveye çıkanlara en
büyük örneklerden…
İnsanlığın ufkunu
öğretileriyle açtı
Asıl mesleği bekçilik olan felsefenin
babası... M.Ö 550 yılında Çin´de
doğan ve asıl adı “Üstat Filozof”
anlamına gelen Kung Fu; nam-ı
diğer Konfüçyüs... Çocukluğu ve
gençliği yoksulluk içinde geçen, beş
yaşındayken babasını kaybetmesine rağmen kendini bilime adayan
Konfüçyüs, depo bekçiliğinden saray
öğreticiliğine kadar yükselen bir
başarı öyküsüne sahip. 25 yaşına geldiğinde artık birçok öğrenci
yetiştirmiş saygın bir bilim olarak
anılan Konfüçyüs aralarında devlet
adamlarının da bulunduğu 3 binden
fazla öğrenci yetiştirmişti. İnsanlığa
bilgi, ahlak, fazilet ve Tanrı´ya saygı
konularında verdiği mesajlar binlerce yıl sonra hâlâ geçerliliğini koruyor:
“Sana bilmenin ne olduğunu söyleyeyim mi? Bildiğin zaman bildiğini,
bilmediğinde de bilmediğini söylemek… Bilgi budur.”
Dansçı fare ilham verdi
Depodaki fareden dünya çapında bir
çizgi kahraman çıkardı… 1901 yılında
ABD´nin Chicago kentinde doğan
Walt Disney’in babası çok hastaydı.
Annesi oğlu Disney´e güveniyordu. Bedava sanat kurslarına katılıp
çizimini geliştiren Disney, geceleri
çalıştığı bir depoda minik bir fareyle
tanışmıştı. Onunla ekmeğini paylaşıyor, dakikalarca onu seyrediyordu.
Farenin dans eder gibi ilginç hareketler yapması Disney´e ilham verdi ve
bir gece onu kâğıda çiziverdi. Dünya
çocuklarının sevgilisi Mickey Mouse,
işte o gece doğdu. Walt Disney artık
ünlü ve zengin bir adamdı.
Kardeşini havaya
uçuran dahi
Dinamiti icat ederken kardeşini uçuran Nobel… Ailesi ekmeği bile borç
harç satın alabilecek kadar yoksuldu.
Bu yüzden Alfred ve üç kardeşinin
her biri başka yerlerde büyümek
zorunda kaldı. 28 yaşına geldiğinde,
kendisine ufak da olsa bir kimya
laboratuvarı kurmayı başaran Alfred,
çalışmalarını burada sürdürmeye
başlamıştı. O yıllarda kömür ve diğer
değerli madenlerin çıkarılmasında,
tünellerin açılıp, köprülerin yapılmasında dev kayalar büyük engeldi.
Nobel bu yüzden özellikle patlayıcılar
üzerinde çalışıyordu. Ancak yaptığı
deneylerden biri hem laboratuvarına
hem de kardeşinin hayatına mâl olacaktı. Bütün bunlara rağmen yılmadı.
Araştırmalarına bin bir zorlukla da
olsa devam etti ve sonunda başarıya
ulaştı. 1865 yılına gelindiğinde o artık
dinamitin mucidi olarak anılıyordu.
Ailesi bir anda zengin oldu, ünü ve
icadı bütün Avrupa´ya yayıldı.