57
SINAİ
SEYAHAT
Antalya-Muğla
560 kilometre Mardin-Bitlis
320 kilometre Ankara-Tuz Gölü
180 kilometre Kumbağ-Şarköy
72 kilometre Karadeniz yaylaları
130 kilometre
Güney sahillerindeki gü-
zergâh Antalya Kemer’den
başlayıp Kaş, Kalkan, Demre,
Muğla Fethiye, Gökova’dan
geçerek Bodrum’da son bulu-
yor. Kaputaş Plajı gibi yolda
durup fotoğraflanacak onlar-
ca doğal güzellik var. Virajları
ve manzaralarıyla sürerken
keyif alacaksınız. Deniz,
dağlar ve çam ormanlarının
birleştiği muhteşem doğal
güzelliklere sahip bir tatil
beldesi olan Kemer, Phaselis
ve Olimpos gibi mutlaka ge-
reken iki önemli antik şehre
sahip. Phaselis Antik Kenti ve
Koyu, tarihi değerinin yanı
sıra doğal güzelliği nedeniyle
de popüler hale gelmiş. Bu
antik kentte denize girilebi-
lecek 3 koy ve plaj var. Kaş,
özellikle sualtı dalış sporu
meraklılarına hitap ediyor.
Kaş’ın Hidayet Koyu yakın-
l arında Sualtı Arkeoloji Parkı
bulunuyor. Körfezin içinde 70
kadar dalış noktası mevcut.
Gökova, ülkedeki en girintili
çıkıntılı körfez olma özelliği
taşıyor ve bu yapısından do-
layı sayısız güzellikte koya ev
sahipliği yapıyor. Bodrum ise
geniş bir alana yayılmış bir
belde olduğundan, motorcu-
ların rahatlıkla gezebileceği
bir yer. 67 mavi bayraklı koya
sahip olan Bodrum, dünyanın
yedi harikasından biri olan
Halikarnas Mozolesi’ne,
dünyanın en önemli sualtı
batığına sahip. Mimarisi, kültürel zengin-
liklere sahip Midyat’tan gaz
kolunu çevirip yola çıkılan
rota Hasankeyf, Kurtalan,
Bitlis Tatvan’dan ve Ahlat’la
sona eriyor. Yapılacak barajla
beraber yok olma tehdidiyle
karşı karşıya olan Hasankeyf,
bünyesinde 12 bin yıllık
tarihi barındırıyor. Tarihin
her evresine ait örneklerin
görülebildiği Hasankeyf
Ören Yeri, Babil, Asur hatta
Sümer medeniyetlerinin
izlerini taşıyor. Toplam sayısı
4 bini bulan bu Hasankeyf
mağaraları, binyıllar boyunca
barınma ve sığınma amacıyla
kullanılmış. Hasankeyf ge-
zisinde, Bizans döneminde
inşa edilen, yüzyıllar boyunca
farklı uygarlıklar tarafından
kullanılan Hasankeyf Kalesi,
Hasankeyf Köprüsü, Zeynel
Bey Türbesi, Küçük Saray,
Büyük Saray gibi çok sayıda
tarihi abide de gezilebilir.
Mezopotamya’nın bereketli
hilalinin önemli merkezle-
rinden Ahlat’ta ise Selçuklu
geçmişine tarihte yolculuğa
çıkılabilir. UNESCO Dünya
Kültür Mirası Listesi adayla-
rından biri olan şehir, turistik
açıdan da oldukça önemli.
Ahlat’taki Selçuklu Mezarlığı,
adeta bir açık hava müzesi
görünümünde. İç Anadolu’nun bozkırları ve
sapsarı tarlaların arasından
geçerek bir doğa harikası
olan bembeyaz Tuz Gölü’ne
uzanan rotayı kış gelmeden
önce tamamlayın. Köprü-
köy, Bayramözü, Hirfanlı
Barajı, Acıkuyu ve Tuz Gölü
yol zerindeki destinasyon-
lar. Ankara, Konya, Aksaray
illerinin kesiştiği bir nokta-
da, olağanüstü manzaralar
sunan bir göl olan Tuz
Gölü’nde beyaz mavi ile ka-
rışıyor. Göle yaklaşıldığında,
uzaktan tuz kristallerinin
muhteşem beyazlığı ve
parlaklığı kar ve buz gibi
görülür. Su yüksekliği asla
birkaç santimetreyi geçmez.
Turistlerin uğrak yeri olan
Tuz Gölü, flamingo kolonile-
rini de ağırlar. Tuz Gölü’nün
kuzey doğusunda Kızılırmak
üzerinde yer alan büyük
bir baraj olan Hirfanlı, bin-
lerce kuşu barındırır. “Orta
Anadolu’nun Denizi” olarak
bilinen Hirfanlı Baraj Gölü,
eşsiz manzarası, plaj ve
sosyal tesisleri ile dikkatleri
çeker. İstanbul’a bir buçuk saat
uzaklıktaki rotaya günü birlik
olarak gidilebilir. Tekirdağ
Kumbağ’dan start alıp Ganos
Dağı, Uçmakdere Köyü ve
üzüm bağları görülerek
Şarköy’e ulaşılıyor. Özellikle
Uçmakdere yamaç paraşütü
tepesine çıkılan yol manzarası
ve virajlarıyla eşsiz. Tekirdağ’ın
en gözde tatil beldesi olan
Kumbağ, İstanbulluların
yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.
Eski bir Rum yerleşim yeri olan
Kumbağ, kumu ve güneşiyle
tatilcileri çekiyor. Ganos Dağı,
Kumbağ’ın batı çıkışından
itibaren başlıyor. Kasabadan
iki kilometre kadar yol alınca
muhteşem bir orman başlıyor.
Çamların arasından kıvrıla
büküle ilerleyen yolda yaklaşık
yedi kilometre ilerledikten
sonra Yeniköy’e ulaşılıyor.
Uçmakdere’ye yolu düşenlerin
buraya kadar gelmişken
yapması gerekenlerin başında
Ganosların zirvelerinden ya-
maç paraşütü ile uçmak gelir. Offroad tarzı olan rota,
asfalt olmayan yollarda
Karadeniz’in yeşillikler içe-
risindeki yaylalarına doğru
uzanıyor. Rize merkezden
başlayan rota, Ardeşen’e
kadar sahil yolundan gidi-
lip ardından Çamlıhemşin
üzerinden Hazindak,
Pokut ve Sal yaylalarına
ulaşılıyor. Bu rota için ise
deneyim ve araziye uygun
motosiklet şart. Ardeşen,
Türkiye’nin en yağışlı, en
nemli ve en az güneş gören
ilçelerinden biri olarak
öne çıkıyor. İlçede dikkate
değer en önemli özellik,
yaklaşık 50 civarında su
değirmeni olurken, tek
gözlü köprülere ve asma
köprülere de sıkça rastla-
nabiliyor.
Kaynak: Serkan Ocak – Hürriyet Seyahat Yayın Yönetmeni