37 SINAİ
MAKALE
• Ticarette teknik engellerin kaldırılması: Teknik mevzuat uyumu;
• Yasal düzenlemeler: Fikri ve sınaî mülkiyet hakları, rekabet kuralları, kamu alımları;
• Kurumsal iş birliği: Ortaklık kurumların oluşumu.
Gümrük Birliği, Aralık 1999’ da Türkiye’ nin AB üyeliğine adaylığının teyit edilmesinden ve özellikle Aralık 2004’ te gerçekleşen Zirve’ de alınan müzakerelere başlama kararından sonra ayrı bir boyut kazanmıştır. Aynı zamanda, Dünya Ticaret Örgütü’ nün( DTÖ) uluslararası ticarete ilişkin kurallarını temel alan bir yapılanma olan Gümrük Birliği, Türkiye’ nin DTÖ yükümlülüklerini yerine getirmesinde de büyük avantaj sağlamıştır. Dolayısıyla, Türkiye’ nin Gümrük Birliği kapsamında gerçekleştirdiği yasal ve kurumsal uyum çalışmaları, üyelik hedefi doğrultusunda bir dönüşüm süreci olarak değerlendirilmelidir.
Gümrük Birliği kapsamında yürütülen uyum çalışmaları; malların serbest dolaşımı, gümrük birliği, rekabet ve dış ilişkiler gibi müktesebat konu başlıklarında Türkiye’ nin önemli düzeyde ilerleme kaydetmesini sağlamıştır. Ekim 2005’ te katılım müzakerelerinin başlaması ile bu başlıkların çok kısa sürede kapanması söz konusu olacaktır. Ancak bilindiği gibi, Gümrük Birliği ile ilgili müktesebat başlıklarının açılabilmesi için, öncelikle Gümrük Birliği’ nden kaynaklanan ve henüz yerine getirilmeyen ahdi yükümlülüklerin tamamlanmasına yönelik çalışmaların tamamlanması gerekmektedir.
Malların serbest dolaşımı
Malların serbest dolaşımı, AB müktesebatının temel bir parçasını oluşturmaktadır. Türkiye, 1 Ocak 1996 tarihi itibariyle, AB’ den ithal ettiği sanayi ürünlerine uyguladığı mevcut tüm gümrük vergileri ve eş etkili tedbirleri kaldırmış, üçüncü ülkelere yönelik miktar kısıtlaması uygulamasını AB ile uyumlu hale getirmiştir. Ayrıca, beş yıllık geçiş dönemi tanınan hassas ürünler, haricinde üçüncü ülkelere karşı Birliğin OGT’ sini uygulamaya başlamıştır. 1 / 95 sayılı OKK’ nin Ek 1’ inde yer alan işlenmiş tarım ürünlerinin de sanayi ve tarım payları hesaplanmış, bir
kısmı için sanayi payı hemen sıfırlanmış, bir kısmının sanayi paylarının da aşamalı olarak sıfırlanması hükme bağlanmıştır.
Ortak ticaret politikası
Türkiye, AB’ nin Ortak Ticaret Politikası’ na uyum kapsamında, üçüncü ülkelerden sanayi ürünleri ithalatında AB’ nin OGT’ sini uygulamayı, ithalat üzerinden alınan diğer vergi ve fonları kaldırmayı, AB’ nin tercihli ve otonom ticaret rejimlerini üstlenmeyi taahhüt etmiştir. Gümrük Birliği’ nin tamamlandığı 1996 yılı itibariyle Türkiye, hassas ürünler dışında ortalama yüzde 85 düzeyinde OGT uyumunu benimsemiş, 2001 yılı başından itibaren söz konusu ürünlere ilişkin indirimler de tamamlanmıştır.
Tercihli ticaret anlaşmalarına ilişkin olarak, Türkiye’ nin, EFTA, Arnavutluk, İsrail, Makedonya, Bosna-Hersek, Fas, Filistin, Gürcistan, Karadağ, Mısır, Sırbistan, Şili, Tunus, Ürdün, Morityus, Güney Kore ve Suriye ile serbest ticaret anlaşmaları( STA) bulunmaktadır. Ancak, Suriye ile yapılan anlaşma Aralık 2011’ ten beri askıya alınmıştır. Öte yandan, Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleriyle akdedilmiş olan STA’ lar bu ülkelerin AB üyelikleri nedeniyle feshedilerek, söz konusu ülkelerle ticari ilişkilerin Gümrük Birliği temelinde yürütülmesine karar verilmiştir. Türkiye ayrıca Lübnan, Kosova ve Malezya ile de birer STA imzalamıştır ancak söz konusu anlaşmaların yürürlüğe girmesi için ülkelerin iç onay süreçlerinin tamamlanması beklenmektedir.
Türkiye ayrıca birçok ülke ve ülke grubuyla STA müzakereleri yürütmeye devam etmektedir. Bu ülke ve ülke grupları şunlardır: Ukrayna, Kolombiya, Ekvator, Malezya, Moldova, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Gana, Kamerun, Seyşeller, Körfez İşbirliği Konseyi, Libya, Mercosur ve Faroe Adaları’ dır. Tüm bunların yanı sıra, Türkiye; ABD, Japonya, Hindistan ve Meksika başta olmak üzere birçok ülkeye de STA müzakerelerinin başlatılmasına yönelik girişimlerde bulunmuştur.
Teknik mevzuat
Türkiye, malların serbest dolaşımının tam olarak sağlanabilmesi için teknik mevzuat olarak adlandırılan, ticarete konu olan ürünlere ilişkin ortak düzenleyici çerçeveyi de üstlenmeyi taahhüt etmiştir. Uyum sağlanması gereken AB teknik mevzuatı listesi ile uygulama koşul ve kuralları 2 / 97 sayılı OKK ile belirlenmiştir ve Türkiye’ nin uyum çalışmalarını 2000 yılı sonunda tamamlaması öngörülmüştür.