SINAİ 11 SINAİ 11 | Seite 36

MAKALE SINAİ 36

2018’ DE DÜNYAYI NELER BEKLİYOR? YAKINDAN TAKİP EDİLMESİ GEREKEN BEŞ GELİŞME

İktisadi Kalkınma Vakfı
Türkiye gibi kritik bir coğrafyada yalnız bölgesi için değil, tüm dünya için önemli olan bir ülkenin AB’ ye yakınlaşması, kuşkusuz ki hem AB’ yi güçlendirecek hem de bölge için bir motivasyon kaynağı olacaktır.
Dünya genelinde çarpıcı gelişmelere sahne olan bir yılı geride bırakıp 2018’ e girdik. 2017’ de meydana gelen krizler, özellikle Orta Doğu ve Körfez Bölgesi ile Ukrayna’ da tırmanan çatışmalar, mültecilerin dramı ve popülizmin yükselişi gibi küresel sistemin sinir noktalarında etkisini artıran olaylar 2017’ de kendilerinden sıklıkla söz ettirdi.
Bildiğimiz dünya hızla değişirken, parametreler de farklılaşıyor ve insanlık olarak bir sistem değişimi ve eksen kaymasına tanıklık ediyoruz. Bu zor dönemde, AB’ nin temelini oluşturan ve aslında Avrupa değerleri olmanın ötesinde evrensel değerler olan insan hakları, demokrasi, özgürlük ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmaya ve bu değerleri korumaya almaya her zamankinden de fazla ihtiyaç var. Türkiye gibi kritik bir coğrafyada yalnız bölgesi için değil, tüm dünya için önemli olan bir ülkenin AB’ ye yakınlaşması, kuşkusuz ki hem AB’ yi güçlendirecek hem de bölge için bir motivasyon kaynağı olacaktır. Tüm zorluklara rağmen bu idealin bırakılmaması ve AB’ ye entegrasyon için çalışılması 2018’ de de önemini koruyan bir amaç olacak. İKV uzmanları bu gelişmeleri sizler için yorumladı.
1) AB’ nin iki dinamosu Fransa-Almanya ortaklığı ekseninde 2018’ de entegrasyonun geleceği
Bir barış, refah ve bütünleşme projesi olan AB, günümüzde önemli sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Son 10 yılda AB bütünleşmesi gerek iç, gerek dış ekonomik ve siyasi gelişmelerle yıprandı. 2008 yılında patlak veren küresel mali krizin tetiklediği avro alanı borç krizinin ardından, diğer coğrafyalardaki savaş ve çatışmalardan kaçanların yol açtığı mülteci krizi ve beraberinde ortaya çıkan göç yönetimi, iç ve dış sınırların kontrolü, terörizmle mücadele, güvenlik ve savunma sorunları AB’ nin gündeminin öncelikli konuları haline geldi. Söz konusu sorunlar günümüzde AB’ nin ekonomik, sosyal ve siyasi yapısının sorgulanmasına, bununla beraber üye ülkelerde popülist ve ırkçı akımların güç kazanmasına yol açtı. Öte yandan, geçen yıl haziran ayında Britanya halkının AB’ den ayrılma kararı ve Brexit süreci, AB bütünleşmesine ve AB’ nin geleceğine ilişkin kaygıları artırdı.
Bu sorunların ortasında AB geleceğini ararken, geçtiğimiz yıl tartışmalar somut bir zemine oturtuldu. 1 Mart 2017 tarihinde AB’ nin Brexit sonrası izleyeceği yöne dair muhtemel senaryoları ortaya koyan Beyaz Kitap kamuoyuna açıklandı. Ardından, AB’ yi kuran Roma Antlaşması’ nın 60’ ıncı yıldönümü olan 25 Mart 2017’ de Almanya ve Fransa’ nın başını çektiği 27 AB üye ülkesinin liderleri bir araya gelerek, Roma Deklarasyonu’ na imza attılar. Bu deklarasyonla liderler; güvenli, müreffeh, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk sahibi olmanın yanında, dünyada kilit rol oynama, küreselleşmeyi şekillendirme isteği ve kapasitesini taşıyan bir Birlik arzuladıklarını vurguladılar.
60 yıl önce Avrupa bütünleşmesi ve AB’ nin kurulmasında öncü rol oynayan Almanya ve Fransa, günümüzde de AB’ nin geleceği için güç birliği içindeler. Mayıs 2017’ de cumhurbaşkanlığına seçilen Macron’ un henüz göreve gelmeden seçim propagandalarında da AB vurgusu ön plandaydı. Macron, Fransa’ nın güçlendirilmesinin yanı sıra