RM 01 | Page 125

MASTER CRAFTSMEN WERE COMMISSIONED TO USE THE FINEST MATERIALS, INCLUDING SCULPTED WOOD, MARQUETRY, AND SHINY VARNISHES, ALL OF WHICH WERE METICULOUSLY SELECTED, TO ENHANCE THE EXPERIENCE OF THE REMODELLED YACHT. AHŞAP OYMACILIK VE KAKMACILIKTAN GÖZ KAMAŞTIRAN PARLAKLIKTAKİ CİLAYA KADAR USTA ZANAATKARLARIN VE MALZEMELERİN ÖZENLE SEÇİLDİĞİ, HER DETAYDA KENDİSİNİ BELLİ EDİYOR. Önceleri bu “Kardeş Gemiler” Odesa, Yalta, Sivastopol, İstanbul limanları ile Azak ve Kırım denizleri arasında yolcu ve yük taşıyordu. 1970 yılında patlak veren politik gerginlikle birlikte bu gemilere daha ciddi bir görev verildi ve Soğuk Savaş esnasında Sovyetler Birliği tarafından daha stratejik amaçlarla kullanıldılar. Sovyet uzay keşfi döneminde ise “Kardeş Gemiler” bütün ülke için bir kahramanlık destanına dönüştü. Sovyetler Birliği dağıldığında Aj i-Petri ve kardeşleri zamanla ortadan kayboldu. Zarif silueti, tasarımı, dayanıklılığı ve özel geçmişiyle unutulmayacak kadar ilgi çekici olan gemi; 2007 yılında yeni ismi “La Sultana” ile geri döndü. Yat, olağanüstü şekilde dekore edilmiş bir ortamda seyahat etmenin ayrıcalığını sunabilmek için yeniden tasarlandı. Cazibesini klasik duruşundan alan yatın orijinal dış görünümü, büyük ölçüde korunmuş. Gemiye çıkış güvertesi, teknik sebeplerle orijinalinden biraz daha uzun inşa edilmiş. Ana lombozlar, orijinallerine uygun hazırlanmış. Yeni üst güverte, tamamen geleneksel tekniklerle kaplanarak ve perçinlenerek yeniden yapılmış. Dış alanların tasarımına ve orijinal geminin karakterini korumaya büyük bir önem verilirken yaşam alanlarını güzelleştirmek de ihmal edilmemiş. Eski zamanların efsanevi transatlantik gemilerini anımsatan maun ağacı koridorlar, geniş ve yürüyüş yapmaya uygun hale getirilmiş. Dört adet dış güverte; kaptan köprüsünde dinlenme alanı, pruvadaki jakuzi etrafında geniş bir güneşlenme alanı, üst arka güverte ve gemiye binme güvertesinde iki adet yemek ve dinlenme alanı sunuyor. Ahşap oymacılık ve kakmacılıktan göz kamaştıran parlaklıktaki cilaya kadar usta zanaatkarların ve malzemelerin özenle seçildiği, her detayda kendisini belli ediyor. Üst güvertedeki yüz metrekarelik resepsiyon alanında bir dinlenme ve yemek salonu bulunuyor. Masif ahşap üzerine yapılan detaylı oymalar, duvarları ve tavanları süslüyor. Şekillendirilmiş devasa cam duvarlar, sıcak dinlenme alanına kaçamak bakışlar atabilmenize izin veriyor. Bakırdan ve buzlu kristalden yapılan avizeler, sıcak ve ışıldayan bir atmosfer sağlıyor. Ana ve üst güvertelerde dört “Prestij” kabini ve iki “Suit” kabini bulunuyor. Geniş lombozlarıyla denize bakan “Suit Armatür” kabininin kendisine ait bir de ofisi var. Hangi kabinde kalırsanız kalın, sanatsal güzellikteki ahşap işlemeleri ve birbirinden farklı egzotik detaylar, bütün mekanlara özel bir hava katıyor. Usta zanaatkarlar, Atlas Dağları ve Amerika’dan gelen maun, kiraz ve sedir gibi nadide ağaçlar kullanarak olağanüstü bir iş ortaya koymuş. Yerlerde Brezilya kiraz ağacı kullanılırken güverteler için iroko ve ipe ağaçları kullanılmış. Banyolara, geldikleri bölgeye göre renkleri değişen mermerler ve oniks taşlarıyla ferah bir hava katılmış. 121