Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2012 | Page 57

Profil 2013 O olmasa ne yapardık? Alessandro Volta Günümüzde kullanılan en önemli araçlardan biri olan pil, 1800 yılında tesadüf sonucu bulunmuştur. Elektriğe ilişkin bilgiler, MÖ 6. yüzyıl yıllarına kadar gitmekle birlikte bilimsel olarak ilk defa 17. yüzyılda ele alınmıştır.19. yüzyılda sürekli elektrik akımını mümkün kılan pil icat edilmiştir. Elektriğin bu dalındaki çalışmaları başlatan kişi, ünlü kurbağa deneyi ile tanınan Luigi Galvani’dir. 1780 yılında yaptığı deneylerin sonuçlarını 1791’de açıklayan Galvani, “hayvansal elektrik” teorisini ortaya attı. Bu teorisini, rastlantı sonucu ölü bir kurbağanın bacağındaki sinirlerin neşter ile kesildiğinde kasıldığını gözleyerek oluşturmuştu. Buna göre canlıları oluşturan hücreler elektrik içermekteydi. 1793’de Galvani’nin deneylerine devam eden Alessandro Volta kurbağa bacağı kasılmalarının farklı iki metalden kaynaklandığını buldu. Bacağın uyarılması birbirine benzemeyen iki farklı metalden ve hücrelerin sıvı içermesinden kaynaklanıyordu. O hâlde elektrik elde edebilmek için iki farklı metale ve sıvıya ihtiyaç olmalıydı. Bundan yararlanarak bakır ve çinko madenleri alarak aralarına tuzlu suya batırılmış süngerler yerleştiren Volta, elektrik akımını elde etmeyi başardı ve Volta Pili adı verilen pili buldu. ÖR Dr.Spencer Silver & Art Fry Kilise korosundan ofislere yapışan kağıtlar: post-it Dr.Spencer Silver&Art Fry NE KT Her şey 1968 yılında, Dr. Spencer Silver’in, yüzeylere hafifçe yapışan ancak kolaylıkla çıkarılıp yeniden farklı yerlere yapıştırılabilen essiz bir yapışkan bulması ile başladı. Bu yeni yapışkan Silver’in meslektaşı Art Fry’in post-it fikrini bulmasıyla tüketiciler için pratik bir uygulamaya dönüştü. Çıkarılıp yeniden yapışabilen bir not kâğıdı fikri ise Fry’in aklına ilginç bir şekilde kilise korosunda ilahi söylerken geldi. Fry’in ilahi kitabının sayfalarını işaretlemek için kullandığı kâğıt parçaları kitabının arasından düşüyor ve işaretlediği sayfayı kaybetmesine neden oluyordu. Fry, meslektaşı Silver’in bulduğu yapışkanı bir kâğıt parçasına sürerek kitapta istediği sayfaları işaretlemede kullandı. Art Fry daha sonra hazırladığı yapışkanlı sayfa işaretlerinden birinin üzerine bir not yazdı ve patronu Bob Molenda’ya sunacağı rapora yapıştırdı. Patronu sorusunu ayni sayfa üzerinde yanıtladı ve başka belgelerin üzerine yapıştırarak ona geri gönderdi. Beraberce kahve içtikleri bir sırada, Art Fry’in iletişimde yeni bir yol keşfetmiş olduğunun ayrımına vardılar. 70’li yıllarda ofisler iğneler, ataçlar, raptiyeler ve bantlarla doluydu. 1980’lerde piyasaya sürülen “post-it” kâğıtlar sayesinde insanlar hatırlama, hatırlatma, iletişim ve organizasyon şeklini değiştirdi. Alessandro Volta 57 İR