Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2012 | Seite 50

Etkinlik Modern Zaman Don Kişotları: 1996 yılında Doğan Duru, Berke, Güneş Duru ve İlke Hatipoğlu tarafından kurulan, 2010 yılında da Berke Özgümüş’ün ekibe katılmasıyla kadrosunu tamamlayan Redd ilk stüdyo albümünü 2005 yılında “50/50” adıyla kaydetti. Sırasıyla “Kirli Suyunda Parıltılar”, “Plastik Çiçekler ve Böcek”, “Gecenin Fişi Yok”, “21”, “Prensesin Uykusu Filmi Soundtrack Albümü” ve son olarak “Hayat Kaçık Bir Uykudur” albümlerini çıkartarak rock müzik camiasında kendisine çok özgün ve diğer rock müzik gruplarından çok daha farklı bir yer edinmeyi başardı. Redd’e röportaj yapma isteğimizi kabul ettiği için teşekkürlerimizi sunuyoruz. ÖR Öncelikle bizim için her zaman en önemli şey yaptığımız iş olmuştur. Biz müzik yapmak için yaşayan insanlarız ve bizi bundan alıkoyabilecek çok az şey var dünyada. Müziğimizi, şu kanalda yayınlansın, bu radyoda çalsın diye de yapmıyoruz. Bizim için zaruri bir ihtiyaç müzik yapmak. Sonuçta su akar yolunu bulur diye düşünüyoruz. NE Her albümün farklı bir hikayesi ve hepsinin farklı bir başarısı var. Albümlerinizde bu sefer daha iyi olur mu tedirginliği yaşadığınız oluyor mu? Bu kadar şarkı deneyimi arasında sizi en çok etkileyen eseriniz nedir ve neden? KT Gruptaki herkes kendini bir cümleyle anlatırsa, sizi anlatan cümle ne olurdu? Aslında bizi özetleyen bir isim Redd. İçinde çok şey barındırıyor. Türkiye’de gerçek anlamıyla rock müzik yapan nadir gruplardan birisiniz. Bu ülkede rock müzik yapmak çok zor mu? Çoğu rock grubuna baktığımız zaman soundlarda daha duygusal şarkıların üretilmesi sizin tarafınızdan nasıl değerlendiriliyor? Bizim endişelerimiz her zaman ortaya yeni bir şeyler koymakla ilgili. Tekrar etmeyi sevmiyoruz. Yaptığımız şeyin içimize sinmesi bizim için çok önemli. Şarkıları teker teker ayırmak çok güç. Herkes için belki farklı bir şarkı ismi duyabilirsiniz. Fakat “Plastik Çiçekler ve Böcek” albümü biraz daha başka bir yerde duruyor. Çok özel bir duygusu var. Belki o zamanki ruh halimizden kaynaklanıyor. Belki de canlı çalınıp kaydedildiği için. O şarkıların en saf ve yoğun hallerini barındırıyor. Müzik değişik soundları, değişik duyguları ve değişik görüşleri barındıran bir şey. Önemli olan bunların ne kadar gerçek ne kadar arkasında durulabilir olduğu. Siz bulunduğunuz çerçevenin dışında sanatsal değerleri değil de popüler olmak veya ticari başarı elde etmek için organik olmayan başka oluşumları baz alarak müzik yapıyorsanız işte sıkıntı burada başlıyor. “21” albümü gibi Türkiye’de eşine benzerine çok nadir rastlanacak bir albümün çıktığı zamanda, bazı engellerle karşılaştınız. O dönemde, bu işi bırakmak istediğiniz oldu mu? Yoksa yaşanan bu süreçler Redd’ i daha mı çok teşvik etti? 50 İR