Etkinlik
Modern Zaman Don Kişotları: 1996 yılında Doğan Duru,
Berke, Güneş Duru ve İlke Hatipoğlu tarafından kurulan, 2010 yılında da Berke Özgümüş’ün ekibe katılmasıyla
kadrosunu tamamlayan Redd ilk stüdyo albümünü 2005
yılında “50/50” adıyla kaydetti. Sırasıyla “Kirli Suyunda
Parıltılar”, “Plastik Çiçekler ve Böcek”, “Gecenin Fişi Yok”,
“21”, “Prensesin Uykusu Filmi Soundtrack Albümü” ve
son olarak “Hayat Kaçık Bir Uykudur” albümlerini çıkartarak rock müzik camiasında kendisine çok özgün ve diğer
rock müzik gruplarından çok daha farklı bir yer edinmeyi
başardı. Redd’e röportaj yapma isteğimizi kabul ettiği için
teşekkürlerimizi sunuyoruz.
ÖR
Öncelikle bizim için her zaman en önemli şey yaptığımız
iş olmuştur. Biz müzik yapmak için yaşayan insanlarız
ve bizi bundan alıkoyabilecek çok az şey var dünyada.
Müziğimizi, şu kanalda yayınlansın, bu radyoda çalsın
diye de yapmıyoruz. Bizim için zaruri bir ihtiyaç müzik
yapmak. Sonuçta su akar yolunu bulur diye düşünüyoruz.
NE
Her albümün farklı bir hikayesi ve hepsinin farklı bir
başarısı var. Albümlerinizde bu sefer daha iyi olur mu
tedirginliği yaşadığınız oluyor mu? Bu kadar şarkı
deneyimi arasında sizi en çok etkileyen eseriniz nedir
ve neden?
KT
Gruptaki herkes kendini bir cümleyle anlatırsa, sizi anlatan cümle ne olurdu?
Aslında bizi özetleyen bir isim Redd. İçinde çok şey
barındırıyor.
Türkiye’de gerçek anlamıyla rock müzik yapan nadir
gruplardan birisiniz. Bu ülkede rock müzik yapmak
çok zor mu? Çoğu rock grubuna baktığımız zaman
soundlarda daha duygusal şarkıların üretilmesi sizin
tarafınızdan nasıl değerlendiriliyor?
Bizim endişelerimiz her zaman ortaya yeni bir şeyler koymakla ilgili. Tekrar etmeyi sevmiyoruz. Yaptığımız şeyin
içimize sinmesi bizim için çok önemli. Şarkıları teker teker
ayırmak çok güç. Herkes için belki farklı bir şarkı ismi duyabilirsiniz. Fakat “Plastik Çiçekler ve Böcek” albümü biraz
daha başka bir yerde duruyor. Çok özel bir duygusu var.
Belki o zamanki ruh halimizden kaynaklanıyor. Belki de
canlı çalınıp kaydedildiği için. O şarkıların en saf ve yoğun
hallerini barındırıyor.
Müzik değişik soundları, değişik duyguları ve değişik
görüşleri barındıran bir şey. Önemli olan bunların ne kadar gerçek ne kadar arkasında durulabilir olduğu. Siz bulunduğunuz çerçevenin dışında sanatsal değerleri değil de
popüler olmak veya ticari başarı elde etmek için organik
olmayan başka oluşumları baz alarak müzik yapıyorsanız
işte sıkıntı burada başlıyor.
“21” albümü gibi Türkiye’de eşine benzerine çok nadir rastlanacak bir albümün çıktığı zamanda, bazı
engellerle karşılaştınız. O dönemde, bu işi bırakmak
istediğiniz oldu mu? Yoksa yaşanan bu süreçler Redd’
i daha mı çok teşvik etti?
50
İR