Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2012 | Page 36

Etkinlik Bilinçaltı dediğimiz şey, bilincimizin binde 999’unu oluşturuyor. Yani sadece %1’lik bir kısımla nesneleri görebiliyoruz. Gözümüzde bulunan fovea hareketleri sizin şu anda göremediğiniz şeyleri görmekte ve beyninize yerleştirmektedir. Göz sürekli bir tarama içindedir ve tararken bilgileri alır ve bilinçaltına aktarır. Biz normal şartlar altında, fovea hareketleriyle beyinde depolanan şeylerden çok azını hatırlayabiliyoruz. Uzmanların verdiği tipik örneklerden biri de bir markete gittiğimizde 10 tane makarna arasından birini çekip alıyoruz. Bu hareketimizde gördüğümüzün ya da duyduğumuzun farkında olmadığımız şeylerin bilinçaltından bilinç yüzüne çıkarak bir malı bize satın aldırması söz konusu. ÖR Birçok kişiye “Evinizde kaç pencere var?” diye sorulduğunda kişiler sol üst köşeye bakarak cevap vermektedir. İnsan beyni sağ ve sol beyin olmak üzere ikiye ayrılır. Sağ beyin sayı, formül, isim gibi şeyleri sol beyin ise resim ve grafikleri depolar. O halde ‘Sağ üst köşeye bakmamız gerekmiyor mu?’ dediğinizi duyar gibiyim. Çapraz bir görme sistemimiz olduğundan sağdaki bilgiler için sol beyni, soldakiler için de sağ beyni kullanırız. Bilinçli yapılan bu tür reklamlarda bu bilgi kullanılmaktadır. NE Tüketicinin bir reklamdan etkilenmesi için reklamın tamamını izlemesi gerekmemektedir. Tamamen izlenmese de (çıktığında kanal değiştirilse dahi) bir reklamla bir kere karşılaşmamız yeterli olmaktadır. Tabi bu durum reklam stratejisi başarılı reklamlar için geçerli. Büyük markalar reklam için en fazla bütçeyi ayırırlar. “Yeterince satıyorum, reklama gerek duymuyorum.” diye bir şey düşünmeden KT reklam için para harcarlar. Çünkü reklam hem medyanın hem de markaların vazgeçilmezidir. Bunlara ek olarak bir reklamda vazgeçilmez unsurlardan biri de sloganlardır. İyi bir slogan; sade, etkili, orijinal, iddialı, uyumlu, güvenilir, akılda kalıcı, farklı ve olumlu olmalıdır. Tüketiciyi ele geçiren bu tür sloganlara birkaç örnek vermemiz gerekirse, ‘Su Hayattır’, ‘Mutlu Et Kendini’, ‘Kirlenmek Güzeldir’ demek mümküdür. İR Reklamlarla ilgili kanıtlanan bilimsel gerçekler de vardır. Uzmanların görüşlerine göre kadınlara yönelik reklamlarda oval ve elips çizgiler kullanılmalı, keskin çizgilerden kaçınılmalıdır. Renklere gelecek olursak kırmızı, kadınlar üzerinde daha fazla etki uyandıran bir renktir. Mesela aynı deterjan sarı, mavi ve sarı & mavi karışımı 3 ayrı kutuya konmuş olsun. Alıcıda sarı kutudan yıkayanlar güzel yıkıyor, mavi kutudan yıkayanlar güzel yıkamıyor düşüncesi oluşur. Sarı & mavi karışımı kutudan yıkayanlar ise mükemmel yıkıyor diye düşünürler. Edami Özkarakoç & Emre Can Durmaz çok çalışıyor. Büyük markaların kullandığı sarı ve kırmızı renkler bilinçaltında en çok yer edinen renklerdir. 1980 Moskova Olimpiyatları’nda, Ruslar kendi oyuncularının odalarını kırmızı, rakip takımın oyuncularının odalarını ise mavi renkle ışıklandırdılar. Çünkü mavi rehavete sevk eder, kırmızı ise canlandırır harekete sevk eder. Bilinçaltı reklamları, insanlar üzerinde bir nevi hipnoz etkisi oluşturmaktadır. İyi yapıldığı takdirde toplumdaki her kitleye ulaşabilen ve ürünlerin satışını arttırabilen reklamlar, pazarlama tekniklerinden en yaygın olanıdır. 36