Profil 2013
Dilan Duman
dilannduman@gmail.com
Genetiği Değiştirilmiş
Organizma (GDO)
ÖR
Haberlerde, pazarlarda veya komşuda
adına sıkça rastladığımız, kimi zaman
tartışma programlarına konu olan
kelime: GDO. Birçoğunun açılımını
dahi bilmeden kullandığı, popülerliğinin zirvesi yaşayan bu kelime
‘Genetiği Değiştirilmiş Organizma’
demektir. Bilim adamlarının bir canlıdaki geni ayırmayı başarması ve bu
geni taşımayan başka bir canlıya aktarması ile ‘Genetiği Değiştirilmiş Organizma’ elde edilmeye başlanmıştır.
Hızla artan nüfusa en hızlı ve en ucuz
maliyette ürünü satmak için GDO’ya
başvurmak en önemli neden olarak
gösterilmektedir. En kırmızı domatesi, en büyük çileği ve daha fazlasını
herkes tüketmek ister. Tarladan manava ulaşmaları zaman alır ama tüketici
beklemeyi sevmiyor, gıda ürünlerini hızlıca sofralarda görmek istiyor.
Ancak düşünülmeyen birçok soru
var: “Sağlıklı mıdır? Zararlı mıdır? O
üründe GDO var mıdır? Metabolizmayı nasıl etkiler?” Bu soruların cevabı hep kaos yaşatmakta ve uzun yıllar
da tartışılacak gibi gözükmekte.
NE
KT
Gen değiştirme yoluyla teorik olarak
bir ağaçtan üzüm, biber, buğday,
patlıcan ve dahasını üretebilmenin mümkün olduğu söylenmektedir.
Buna ek olarak tüketicileri cezbedecek örnekleri sıralamak da mümkün: “Çekirdeksiz karpuz, susuzluğa
dayanıklı bitki, kare şeklinde kavun...”
Hepsi hayal edilen ve tüketimi daha
çekici hale getirmek için üzerine
çalışılan çalışmalardır.
Ürünün GDO’lu olup olmadığı laboratuvar çalışmalarında öğrenilir. Herkes her ne kadar ben GDO’lu ürün
satmıyorum iddialarında bulunsa
da yapılan araştırmalarda GDO gen
parçalarına sıkça rastlanmıştır. Yetkililer bu ürünler tüketilmek istenmiyorsa ilk olarak hazır gıdadan uzak durulmayla başlanmalıdır şeklinde halkı
uyarmakta. Gıda üreten ve dağıtan
yerlerin denetimi sıkıca yapıldığı
takdirde GDO’ya az rastlanacağı da
fikirler arasında yer almaktadır.
33
Halk arasında kötü bir kavrammışçasına algılanmasının sebebi de bu özelliğin
kötüye kullanılmasından oluşmaktadır.
İnsan sağlığını tehlikeye attığı tespit
edilmiş olup ilerleyen yıllarda kansere
de neden olacağı varsayımların arasındadır. GDO karşıtlarının GDO’nun insan sağlığını tehlike attığına dair ortaya
koymuş olduğu üç tez vardır. Bunlar,
“GDO’lu gıdaların, antibiyotiğe karşı
önceden dirençli olarak geliştirilmiş olması, farklı organizmaların genlerinin
birbirine eklendiği süreçte, alerjik etkilerinin ortaya çıkması, GDO’lu ürünlerin hemen hemen yüzde 70’ine yakının,
böcek ilacı içermesi.” Tüm bu algıların
yanı sıra genetik alanında yapılan bu
farklı çalışmalar sayesinde biyoloji
bilimi hep ilerlemeyi başarmıştır. Örnek
verecek olursak koyuna insan geni aktarılarak, koyun sütünde insan proteini bulunması sağlanması, 70’li yıllarda
büyüme hormonunda insülin üretimi
sağlanmıştır. Bu çalışmalar sayesinde
tedavisi olmayan hastalıkların önüne
geçilmiş, canlı hayatını daha sağlıklı ve
yaşanabilir hale getirerek tüm taleplere
karşılık verilmesi hedeflenmiştir.
İR