ona aşık olmuş ve iki sanatçı, 21 Ağustos 1929’da dünya evine
sam Siqueiros’un arkadaşı olması nedeniyle sorgulanan Frida, bir
girmiştir. Bu evlilikle ilgili olarak Frida günlüğüne şunları yazmıştır:
süre Meksika’dan ayrılmayı uygun bulmuş; o sırada San Fransisco’da
“Diego’ya aşık oldum, ailem bundan hiç hoşlanmadı. Çünkü Diego
bulunan eski eşi Rivera’nın yanına gitmiş ve çift 1940 senesinde yani
bir komünistti ve bizimkiler onu çok çok çok şişman Breughel’e ben-
ayrılıklarından tam bir yıl sonra orada yeniden evlenmişler ve Frida’nın
zetiyordu. Bunun ‘bir fille beyaz güvercinin’ evlenmesini andırdığını
çocukluğunun geçtiği Mavi Ev’e yerleşmişlerdir. Sağlığı sık sık bozu-
söylüyorlardı. Her şeye rağmen 21 Ağustos 1929’da evlendik. Diego’ya;
lan Frida, bütün gücüyle resim yapıyor, eserlerinin gördüğü ilgi onu
‘Kızımın hasta olduğunu ve yaşamı boyunca sağlık sorunları olacağını
çok heyecanlandırmakla birlikte, hayatına anlam katıyordu. Çocuk
unutmayın. Akıllıdır ama güzel değildir. Bunu aklınızdan çıkarmayın.
sahibi olamadığı için derin bir üzüntü duyan Frida, içinde duyduğu
Her şeye rağmen onunla evlenmek istiyorsanız, rıza gösteriyorum’ di-
bu eksikliği bir nebze de olsa doldurabilmek için evcil hayvanlar besli-
yen babam dışında düğüne kimse gelmedi.”
yordu. 1941’de “Ben ve Papağanlarım” ve 1953’te “Maymunlarla Otoportre” isimli çalışmalarına imza atan sanatçı, aynı yıl ‘La Esmeralda’
adlı bir sanat okulunda öğretim üyeliğine başladı. Sağlık durumun
kötüleşmesine rağmen ders vermeyi sürdüren Frida, 1950 senesinde
daha önce olduğu ameliyatlar nedeniyle dokuz ay hastanede yatmak
zorunda kaldı. Frida ülkesi Meksika’daki ilk kişisel sergisini ise 1953
senesinde açtı. Aynı yılın temmuz ayında sağ bacağı kesilen Frida’nın
başarılarla ve acılarla dolu yaşamı, akciğer ambolisi nedeniyle 13 Temmuz 1954’te sona erdi. Sanatçının ölmeden önce tamamladığı son eser
ise “Yaşasın Hayat” isimli natürmort çalışmaydı.
İnişli çıkışlı ilişkileri, evlilikleri sırasında başkalarıyla olan birliktelikleri ama sonunda yine birbirlerinden vaz geçememeleri ile herkesin
ilgi odağı olan çiftin evliliği birçok merhaleden geçmiştir. Frida, evliliklerinin ilk yılında hamile kalmasına rağmen, Rivera’yla yaşadığı
sorunlar nedeniyle bebeğini aldırmış ve 1930 yılında Amerika’ya
giderek Rivera’nın aldığı duvar resmi siparişleri bitene kadar orada
yaşamışlardır. Art arda 2 düşük yapan Frida, çocukları çok sevmesine rağmen çocuk sahibi olamadığı için hayatını kuşatan talihsizlikler
zincirine bir yenisini de eklemiştir. Çocuk sahibi olmayışının onda
yarattığı kırgınlığı yine oto-portrelerinden izleyebilmek mümkündür.
Asla sahip olamayacağı eksik parçasına fırçası ile can vermiştir.
Frida, Rivera’nın başka ilişkileri de olduğunu öğrenmiş ve çift oldukça
fırtınalı geçen evliliklerini 1939 yılında sonlandırmıştır. Frida’nın da
evlilikleri sırasında çeşitli erkeklerle ilişkileri olmuştu. Bunlarda birisi
de Rus devriminin önde gelen isimlerinden Lev Troçki ile olandır.
Troçki, Rivera’nın Meksika Cumhurbaşkanından aldığı özel izin ile
1937’de Meksika’ya gelmiş ve Frida’nın evine yerleşmiştir. Aralarındaki
ilişkiyi Troçki’nin eşinin fark etmesi üzerine Frida, Troçki’den
ayrılmıştır. Troçki’ye düzenlenen suikastın ardından suikastçı res-
88 | Profil
Frida Kahlo’nun 70’e yakın resmi vardır. Resimlerinin büyük
bir bölümü de oto-portrelerden oluşur. Yaşamının büyük bir
bölümünü yatakta başının üstünde duran, “gündüzlerinin ve
gecelerinin celladı” olarak tanımladığı bir aynaya bakarak
geçirdiği için sürekli oto-portre çizmiştir. Resimlerindeki ustalık,
Pablo Picasso’ya bile “Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz” dedirtmiştir. Sürekli evcil hayvan besleyen Frida’nın
beslediği hayvanlarla ilgili iki portresi vardır: 1941’de yaptığı
“Ben ve Papağanlarım” ile 1943’te yaptığı “Maymunlarla Otoportre”.