Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2011 | Seite 66

Bununla birlikte, standart yetenek sınavlarına kıyasla, başarı ölçen sınavların ve lise notlarının öğrencilerin üniversitedeki başarılarını daha iyi tahmin ettiğine dair kanıtlar vardır. Başka bir ifadeyle; ilerde ortaya çıkması muhtemel bir başarıyı ölçmekten ziyade, var olan veya geçmişten beri edinilmiş başarının ölçülmesi, öğrencinin gelecekteki başarısını daha iyi tahmin etmektedir. SAT gibi yetenek sınavları 3–4 saatte başarıyı ölçmeye çalışırlar, oysa lise not ortalaması gibi ölçütler 3–4 yıllık bir süreç içerisinde öğrencinin defalarca ölçülmesi sonucu ortaya çıkarlar. Amerikan üniversitelerinin çoğunda SAT yerine daha ziyade bir başarı testi olan ACT de kabul edilmektedir. Ayrıca SAT gibi ölçütlere kıyasla, lise notlarına dayalı bir yerleştirme sosyo-ekonomik durumu düşük olan öğrenciler için daha avantajlıdır. SAT testini düzenleyen The College Board, yapılan eleştiriler dolayısıyla SAT’de bazı yeni düzenlemelere gitmiş ve bir yazılı bölüm eklemişlerdir. Ayrıca üniversiteye girişte, tek başına standart test yerine standart testle birlikte okul notlarının kullanılması gerektiği de kabul edilmektedir. Dahası, Amerika’da birçok kolej ve üniversite standart yetenek testini girişte mecbur tutmaktan vazgeçmiştir. Texas eyaletinde çıkarılan bir yasa sayesinde, okulda ilk % 10’luk dilime girenler doğrudan üniversiteye kayıt yaptırabilmektedirler. Yapılan araştırmalar, bu ölçütün yetenek sınavına kıyasla farklı kimliklerin üniversiteye girişini kolaylaştırdığını ve üniversiteden mezun oranının düşmediğini ortaya koymuştur. Çin, Japonya, Güney Kore, Tayvan gibi birkaç Asya ülkesi ise kendi ulusal sınavlarına sahiptirler. Üniversite kontenjanları sınırlı olduğundan çok güçlü bir rekabet yaşanmaktadır. Bu nedenle öğrenciler, lise zamanlarında büyük bir baskı altına girmektedirler. Birçok öğrenci bu sınavlara hazırlanmak için yıllarını harcar. Bazen bu baskılar hilelere yol açar. Örneğin; 1992’de, Çin’deki TOEFL sınavında sorular günler öncesi nden ele geçirilmiş ve sonrasında sınav iptal edilmiştir. Hindistan’da her yıl üniversite giriş sınav sorularının çalındığı ve yüksek ücretlerle satıldığı biliniyor. Amerika’daki lise ve üniversiteler, 2006 yılında öğrencilerin %60’ının hile yollarına başvurduğunu kabul ediyor. Çin Halk Cumhuriyeti Çin Halk Cumhuriyeti’nde üniversiteye giriş için, giriş sınavına girmek zorunludur. Genellikle lise son sınıftaki öğrenciler sınava girerler fakat daha erken yaşlardaki öğrenciler de sınava girebilirler. Öğrencinin sınavda aldığı puan, testin alanlarına (matematik, Çince, fen, sözel, yabancı dil) göre ağırlıklandırılır. Özellikle Güney Kore ve Japonya’daki bu baskı, üniversite sınavlarına hazırlayan kurumlara fayda sağlıyor. Örneğin; Japonya’da aileler çocuklarının dershanelerde sınavlara hazırlanması için 10000 dolar ödüyor. Güney Kore’de öğrencilerin %60’ı sınavlara hazırlanmak için dershanelere gidiyor. Bu sınavlar sadece öğrenciler için önemli değil; aynı zamanda, o ülkenin kendi eğitim perfonmansına da gösterme özelliğine de sahip. PISA olarak kısaltılan Uluslararası Dünya’da Üniver Fransa Fransa, İsviçre ve bazı Avrupa ülkelerinde Uluslararası Bakalorya Sınavı uygulanır. Fransa’da 1808 yılından beri uygulanan, ulusal ölçekte ve klasik formatta(açık uçlu) sorular içeren lise bitirme sınavı veya olgunluk sınavını (baccalaureat) geçmek üniversiteye giriş için tek koşuldur. Sınava Fen Bilimleri, Sosyal ve Ekonomik 66  |  Profil Kanada Bilimler, Edebiyat başlıklarındaki üç alanda girilir. Bir kontenjan sınırlaması olmamasına karşın, üniversiteye kabul sırasında öğrencilerin durumlarına göre (yakın bölgede yaşamak, olgunluk sınavından yüksek not almak vs.) öncelik tanınır. Kanada’da da özel bir üniversite giriş sınavı yoktur. En önemli ölçüt lisede alınan dersler ve bu derslerin notlarıdır.