Aslına bakılırsa, Türkçe’nin savunulmaya da ihtiyacı yoktur. Türkçe
zaten tüm güzelliğiyle kendini savunmaktadır. Benim gayem de kendi
bakış açımla görebildiğim güzellikleri sizlerle paylaşmaktır. Türkçe’nin
güzellikleri benim söylediklerimden ibarettir dersem, ben de Türkçe’yi
küçümsemiş olurum.
“Web, trend, dejenerasyon, dijital, show, printer…” Bu kelimeler
bizlerin farkında olmadan günlük konuşmalarımıza sıkıştırdığımız
yabancı kelimelerden sadece birkaçı. Kulağımız o kadar alışmış ki
bu sözcüklere neredeyse yakında bu kelimelerin Türkçe olduğunu
düşünmeye başlayacağız. Hepsinin Türkçe karşılıkları olmasına
rağmen bunlardan hiç biri tam olarak dilimize yerleşmemiş.
Yabancı sözcüklerin Türkçe’nin içinde kullanılması ve giderek bu
İşte size Can Dündar’ın kaleminden yıllar içinde Türkçe´de
sözcüklerin kalıplaşması dilimizin yozlaşmasındaki önemli etken-
nasıl bozulmalar olduğunu gösteren çarpıcı bir metin!
lerden biri. Ayrıca dile yeteri kadar özen gösterilmemesi, yabancı dile
olan merak ve yabancı dilde yapılan eğitim de Türkçe’nin yozlaşmasına
“ Yıl: 1965 ‘Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım…
ve kirlenmesine sebep olan diğer faktörler. Tüm bu etkilerin altında
Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde
aslında bizlerin toplum olarak anadilimize yeteri kadar sahip
geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir
çıkmadığımız gerçeği yatıyor.
gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm
vardı… Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir
Toplumun en önemli iletişim öğesi olan medyanın Türkçe’ye gereken
sesle ´akşam-ı şerifleriniz hayrolsun´ dedim…
özeni göstermemesi dilimizdeki yozlaşmanın en önemli sebeplerinden
biridir. Medyanın dil konusunda yeterli özeni göstermemesi sadece
Yıl: 1975 “Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım... Ne
dilimizi yozlaştırmakla kalmaz, toplumu da geri götürür. Gerek haber
yapacağıma karar veremedim, heyecandan ayaklarım titredi.
sunucuları olsun gerek köşe yazarları olsun ne kadar geniş bir kitleye
Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum, yüzünde
hitap ettiklerini unutup kendilerine has özensiz bir dil kullanarak
beni rahatlatan bir gülümseme vardı... Üstüme çeki düzen
seyircilere ya da okuyuculara ulaşıyorlar.
verdim, kendinden emin bir sesle ´iyi akşamlar´ dedim...
Kimi zamanda bazı köşe yazarları, okura sempatik görünmek uğruna
Yıl: 1985 “Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım...
günlük dildeki yozlaşmaları köşelerine taşımakta ve böylece bu
Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan
bozulmayı pekiştirmekte. Tüm bu özensizlikler ve dikkatsizlikler
ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra ken-
aslında bu tip hataların yapılmasını sanki normalmiş gibi gösterip,
dime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir
toplumu yanlış yönlendiriyor.
tebessüm vardı… Üstüme çeki düzen verdim, kendinden
emin bir sesle ´hayırlı akşamlar´ dedim...
Medyanın dil üzerindeki etkisinin yanı sıra Türkçe’nin bir bilim dili