Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2011 | Page 51

Aslına bakılırsa, Türkçe’nin savunulmaya da ihtiyacı yoktur. Türkçe zaten tüm güzelliğiyle kendini savunmaktadır. Benim gayem de kendi bakış açımla görebildiğim güzellikleri sizlerle paylaşmaktır. Türkçe’nin güzellikleri benim söylediklerimden ibarettir dersem, ben de Türkçe’yi küçümsemiş olurum. “Web, trend, dejenerasyon, dijital, show, printer…” Bu kelimeler bizlerin farkında olmadan günlük konuşmalarımıza sıkıştırdığımız yabancı kelimelerden sadece birkaçı. Kulağımız o kadar alışmış ki bu sözcüklere neredeyse yakında bu kelimelerin Türkçe olduğunu düşünmeye başlayacağız. Hepsinin Türkçe karşılıkları olmasına rağmen bunlardan hiç biri tam olarak dilimize yerleşmemiş. Yabancı sözcüklerin Türkçe’nin içinde kullanılması ve giderek bu İşte size Can Dündar’ın kaleminden yıllar içinde Türkçe´de sözcüklerin kalıplaşması dilimizin yozlaşmasındaki önemli etken- nasıl bozulmalar olduğunu gösteren çarpıcı bir metin! lerden biri. Ayrıca dile yeteri kadar özen gösterilmemesi, yabancı dile olan merak ve yabancı dilde yapılan eğitim de Türkçe’nin yozlaşmasına “ Yıl: 1965 ‘Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım… ve kirlenmesine sebep olan diğer faktörler. Tüm bu etkilerin altında Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde aslında bizlerin toplum olarak anadilimize yeteri kadar sahip geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir çıkmadığımız gerçeği yatıyor. gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı… Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir Toplumun en önemli iletişim öğesi olan medyanın Türkçe’ye gereken sesle ´akşam-ı şerifleriniz hayrolsun´ dedim… özeni göstermemesi dilimizdeki yozlaşmanın en önemli sebeplerinden biridir. Medyanın dil konusunda yeterli özeni göstermemesi sadece Yıl: 1975 “Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım... Ne dilimizi yozlaştırmakla kalmaz, toplumu da geri götürür. Gerek haber yapacağıma karar veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. sunucuları olsun gerek köşe yazarları olsun ne kadar geniş bir kitleye Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum, yüzünde hitap ettiklerini unutup kendilerine has özensiz bir dil kullanarak beni rahatlatan bir gülümseme vardı... Üstüme çeki düzen seyircilere ya da okuyuculara ulaşıyorlar. verdim, kendinden emin bir sesle ´iyi akşamlar´ dedim... Kimi zamanda bazı köşe yazarları, okura sempatik görünmek uğruna Yıl: 1985 “Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım... günlük dildeki yozlaşmaları köşelerine taşımakta ve böylece bu Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan bozulmayı pekiştirmekte. Tüm bu özensizlikler ve dikkatsizlikler ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra ken- aslında bu tip hataların yapılmasını sanki normalmiş gibi gösterip, dime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir toplumu yanlış yönlendiriyor. tebessüm vardı… Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ´hayırlı akşamlar´ dedim... Medyanın dil üzerindeki etkisinin yanı sıra Türkçe’nin bir bilim dili