Nobel Tıp Kitabevleri | Seite 44

176 BÖLÜM 6 • NORMAL PUBERTE VE PUBERTE BOZUKLUKLARI dır. Çocukluk çağında ufak sert testisler, hipospadias, öğrenme bozuklukları, davranış problemleri ile tanı alabilirler. Pubertede jinekomasti yetersiz virilizasyon dikkat çekicidir. Erişkin yaşlarda libido yokluğu ve osteoporoz nedeni ile yapılan androjen replasman tedavileri ile jinekomasti daha da ağırlaşabilir. Cerrahi yaklaşımlarla bu problem çözülebilir. İnfertilite bu olgularda intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu ile çözülebilmekteyse de kromozomal anomali riskleri açısından dikkatli olunmalıdır (28). Steroid etki ve sentez bozukluklarında da hipergonadotropik hipogonadizm bildirilmiştir (29-31). dirilebilir. Erkek olguda primer gonadal yetersizlik düşünülüyorsa hCG testi ile denetlenebilir. FSH, LH yüksekliğinde hipergonadotropik hipogonadizmin ayırıcı tanıları üzerinde durulmalıdır. Karyotip analizi pelvik görüntüleme yapılmalıdır. Hipogonadotropik hipogonadizm düşünülen olgularda FSH, LH değerleri düşük bulunur. Bu olgularda olası kraniyal patolojilerin ayırıcı tanısı açısından kraniyal ve sella MRG yapılmalı, olfaktor bölge mutlaka görüntülenmelidir. Eşlik eden diğer hipofizer hormonlar da denetlenmeli, prolaktin düzeyleri saptanmalıdır. Osteoporoz varlığı açısından kemik mineral yoğunluğu değerlendirilmelidir. Klinik Bulgular ve Yaklaşım Tedavi Etiyolojik nedene bağlı olarak klinik yakınmalar çok geniş bir spektrum göstermektedir. Kızlarda meme gelişiminin olmaması, primer amenore, boy kısalığı başvuru yakınması olarak sıklıkla gözlenirken erkek olgularda androjen sentezi de etkilendiği için yenidoğan döneminde kuşkulu genitalya, mikropenis, inmemiş testisle başvurulabilir ve ergenlik döneminde puberte başlamaması/duraklaması, jinekomasti, mikropenis, önikoid yapı ile gelebilirler. Başvuru sırasında aile öyküsü değerlendirilmeli, benzer bireylerin varlığı sorgulanmalıdır. Doğum öyküsü (doğum ağırlığı, prezentasyon şekli, yenidoğan döneminde hipoglisemi varlığı vb) mutlaka irdelenmelidir. Kronik sistemik hastalık, tekrarlanan tedaviler, otoimmün hastalıklar, geçirilmiş kazalar, operasyonlar, radyoterapi ve kemoterapi sorgulanmalıdır. Koku alma problemi mutlaka irdelenmeli, başlamışsa puberte başlangıç yaşı öğrenilmelidir. Beslenme öyküsü, egzersiz alışkanlıkları, psikolojik değerlendirmesi (anoreksiya nervosa, blumia açısından ve stres açısından) dikkatli bir şekilde incelenmeli ve sonrasında antropometrik değerlendirmesi yapılmalıdır. Genital muayene çok özenli yapılmalı mikropenis, gonad palpasyonu dikkate alınmalıdır. Eşlik edebilecek olası sendromlar açısından hasta soyula