CEPHE
UYGULAMASINDA
HIRVATİSTAN’IN
YEREL KAZUN
TEKNİĞİNDEN
FAYDALANILMIŞ.
CROATIAN
VERNACULAR
ARCHITECTURE’S
KAZUN TECHNIQUE
IS THE BASIS FOR
THE FAÇADE
TREATMENT.
108 NATURA • KASIM-ARALIK 2010
Stürüktürün tasarımında, kažun
adı verilen taş barakalardan
esinlenilmiş. Bu taş barakalar
çobanlara sığınak olarak kullanılan
ve sıcak havada serin ortam
sağlayıp soğuk kış günlerinde ise
ısıyı içinde tutan çok fonksiyonlu
yapılar olarak karşımıza çıkıyor.
Geleneksel olarak harç ya
da çimento kullanılmadan,
birbirine kenetlenen taşların
özel olarak seçilip üst üste
konmasıyla oluşturulan bu
stürüktür, Akdeniz’de tarih öncesi
zamanlardan beri olagelen
prefabrikasyon sisteminin ilkel
bir örneği olarak kabul ediliyor.
Geleneksel yerel kuru taş motifi
spor salonunun tamamını
kaplayan bir şablon/doku olarak
kullanılıyor.
Diğer yandan bölgede kiliseden
sonraki en büyük bina olması
da yapının sosyal önemini
oldukça arttırıyor, çünkü spor
salonu olmasının yanında yapı,
çeşitli sosyal buluşmalar, grup
toplantıları, ve maç izlenebilecek
sosyal alan olarak da kullanılıyor.
Esasında yapının boyutları
basketbol sahasının büyüklüğüne
ve galerideki diğer ek fasilitilere
göre belirlenmiş; fitness salonu
ve saunanın yanında tasarlanan
alçak ve küçük soyunma odaları
okulla bağlantı elemanı olarak da
kullanılıyor. Eski okulla bağlantıyı
oluşturan çok amaçlı odalar yer
altına saklanmış. Diğer taraftan,
yapının özel ve mahrem karakteri,
halka açık kamusal karakterinin ve
cam cepheler ile sağlanan sokağa
açıklığıyla birleşiyor.
Spor salonunun konsepti tasarım
ve konstrüksiyonun 11 ayda
bitirilmesi üzerine kurulmuş, bu
da yalnızca prefabrike elemanların
kullanılmasıyla gerçekleşebilmiş.
Yapının tüm taşıyıcı ve
cephe elemanları prefabrike
elemanlardan oluşuyor.
built without any cement or mortar
with carefully selected interlocking
stones found on site the kažun is a
primitive example of prefabrication
present in the Mediterranean
since prehistory. The stone in in
both its ease of use and ecological
performance was an important
design and technical feature of the
architecture. This traditional local
dry stone wall motif was used as a
model for the facade of the sports
hall.
As the second largest building in the
town after the church, the social
importance of the sports hall for
the community meant that besides
its use a sports venue, it also had
to function as a public facility for
community meetings and events.
The private and intimate character of
the building is mediated in this way
by the openness of the glass facade
towards the street to indicate its
public role.
Tasarım: 3LHD
Tasarım Ekibi: Saša Begovic, Marko Dabrovic,
Tatjana Grozdanic Begovic, Silvije Novak,
Ljerka Vuçic, Marin Mikelic