Natura March - April 2014 | Page 56

Projeler/Projects: Alhandra büyük mermer plakalar uygulanırken yatayda çok küçük şaşırtmaların yanı sıra düşeyde uygulanan ufak çıkmalar ile bina kütlesi hareketlendirilmiş. Mermer kullanımı ayrıca binadaki anıtsallığa da vurgu yapıyor. Bunun dışında binadaki taş işçiliği ilk bakışta binadaki girinti ve çıkıntıları haber vermezken, ışık ve gölge oyunları ile kendini belli ediyor. Yüksek duvarları ile bina, bir labirenti andırıyor, ancak mekan içerisinde malzemenin sürekliliği kullanıcıyı yönlendirmeyi başarıyor. Tasarımcılar her birimi kendi içlerinde çözümlerken, adeta bir kaldırım niteliğindeki, mekanlar içerisinde süreklilik arz eden ahşap zemin, yatayda ilerleyen ahşap oturma birimleri ve yine iç mekandaki ahşap kapılar ile bu birbirinden farklı çözümlenen birimleri bağlamayı başarmış. Binanın dış kapıları var olan mezarlık giriş kapısının bire bir kopyası yapılarak oluşturulmuş. Bu da hem güvenliği sağlamayı hem de mezarlık ile cenaze evi arasındaki ruhani hissi sürdürmeyi hedeflemiş. Binayı dışarıdan sanki yerin altından çıkmış bir kütle ya da oradaki çok büyük ölçekli bir taş blok olarak algılamak mümkün. Kütlenin sadeliği, kilisenin geleneksel örtü sisteminin aksine teras çatı kullanılması ve boşluksuz dış yüzeylerin sadece beyaz mermer ile kaplanması binanın uzaktan bakıldığında bu hissi yaratmasını mümkün kılmış. Yapının duvarlarının örtüyle birleştiği noktada yarıklar açılıp gün ışığının binaya girişi sağlanmış. Aydınlatmaları da üç bölümden oluşan mermer plakaların en üst bölümüne gizlenerek kütlenin kesintisiz bir bütün olarak algılanmasına ayrıca katkıda bulunuyor. Tasarımdaki aydınlatma ve metal kapı açıklıkları kütleyi hareketlendiren öğeler. Anıtsal bir dini yapı ve onu çevreleyen mezarlık alanı ile aynı meydana bakan bu yapı, sanki diğerlerinden hem düşünsel hem de mekansal olarak geri planda kalmak istiyor. Dışarıdan kapalı bir taş blok gibi görünen yapı böylece izleyenlerinde gizem uyandırırken, aynı zamanda alanın dokusu içerisinde kendine de yer buluyor. continuous surface that becomes flooring, a longitudinal wooden bench and the wooden doors. The other prominent element outside of the marble is the Mortuary House’s exterior iron doors that are the exact copies of the existing historical cemetery gate. The doors sustain the spiritual feeling of the cemetery and insure a sense of continuity with the past. The building allows us to imagine it as a mass extracted from the ground as an existing enormous stone block. The white marble plain mass, its flat roof in contrast to the church’s traditional roof, its void-free sheer outer facade all work together to generate that feeling. Small variations created in this spare geometry created by sunlight visible in slits at the points of junction between the walls and the roof provides highlights in this lean assembly. Hidden lighting elements in the upper part of the marble slabs, consisting of 3 sections, also contribute to the perception of the mass as a whole. These few lightning elements and the iron doors are the only components that give motion to the marble mass. Overlooking the square, embracing the adjacent monumental religious building and surrounding cemetery, the Mortuary House seems to stay in the background both intellectually and spatially yet is a prominent modern object in the traditional fabric of the prominent hill top in Alhandra. Resembling a natural stone block, the design creates mystery and at the same time finds a place for itself in the physical and natural environment that surrounds it. Mimar / ArchItect: Matos Gameiro Arquitectos Yer / LocatIon: Alhandra, Portekiz/Alhandra, Portugal Yıl / Year: 2008 Program / Programme: Cenaze töreni odaları/Funeral ceremony halls Malzeme / MaterIals: Estremoz mermeri, ahşap/Estremoz marble, wood Alan / Area: 250 m² Tasarım Ekibi / DesIgn Team: Pedro Matos Gameiro (koordinatör/coordinator), Carlos Crespo, Gonçalo Pinheiro, João Maria Trindade, José Maria Cumbre A Kesiti/Section A Taş Yerleşimi/Stone Layout 56 NATURA • MART - NİSAN 2014 / MARCH - APRIL 2014